<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9" ?>  <rss version="2.0">  <channel>  <title>urundergisi.com</title> <link>http://www.urundergisi.com/</link> <description>Bütün ülkelerin işçileri, birleşin!</description>  <language>tr</language>  

<item> 
	<title><![CDATA[Ürün Sosyalist Dergi'nin 33. Sayısı (Aralık 2011- Ocak 2012) çıktı!]]></title> 
	<link>http://www.urundergisi.com/haber.php?newsid=7716</link> 
	<description><![CDATA[Ürün Sosyalist Dergi'nin yeni sayısı çıktı. Aşağıda "Merhaba" yazısını ve dergi yazılarının başlıklarını görebilirsiniz.Merhaba,Dolar milyarderlerinden oluşan minicik uluslararası kapitalist şebeke, işçi sınıfını, şehir ve köy emekçilerini, ezilen halkları, kısacası dünya nüfusunun yüzde 99'unu köleleştirmek için yeniden sefere çıktı. İnsanları kitlesel olarak katletmeyi; ülkeleri yakıp yıkmayı; çocukları köleleştirmeyi; kadınları yok etmeyi; gençliği geleceksizleştirmeyi; işçi ve emekçileri yoksulluğa, halkları açlığa, canlıları ve doğayı ölüme terketmeyi kendilerine hak sayan bu sömürü ve zulüm temsilcilerini durdurmaktan başka çaremiz yok.Sonsuz bir kölelik düzeni içinde, özgürlükten ve onurdan yoksun olarak sürünmek istemiyorsak, lüks ve iktidar içinde yaşamak için ABD-AB-NATO savaş blokunun emrinde ülkeyi ve bölgeyi ateşe atmaya karar veren yerli egemenleri de durdurmak boynumuzun borcu.Dünyanın kaderi, emperyalizm ve emrindeki işbirlikçilerin karşıdevrimci saldırısına karşı mücadele eden, direnen, sömürüsüz, eşit ve barışçı bir dünya özleyen işçi sınıfının, emeğiyle ve onuruyla insanca yaşamak isteyen geniş halk kitlelerinin devrimci atılımıyla belirlenecek.Bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm mücadelesi, insanlığın yüzde 99'unun özlemlerini gerçekleştirme mücadelesidir. Türkiye devrimi, bölge devrimi, dünya devrimi mücadelesi güncel bir mücadeledir.Bu mücadele, dünya proletaryasının ve dostlarının ortak pratiğinden çıkarılmış bilimsel bir teoriye, bu teorinin yol göstericiliğinde kapitalizmin ve emperyalizmin dayattığı kör gidişe karşı siyasal eyleme, işçi sınıfının ve bütün emekçilerin siyasal eylemle dünyayı değiştirebilecek bir kaldıracı elbirliğiyle kuracak sabırlı bir örgütlenmeyi gerçekleştirme becerisine bağlı.Ürün, elinizdeki son sayısıyla kendini feshediyor ve ülkemizin siyasal-sosyal yaşamında yasal TKP'yi kurma görevini üstlenen Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi'nin temsil ettiği büyük birlik atılımının sade bir öğesine dönüşüyor.Fabrikalarda, işyerlerinde, okullarda, köylerde, mahallelerde, grevlerde, direnişlerde, yürüyüş ve mitinglerde, Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi'nin teorik ve pratik etkinliklerinde buluşmak dileğiyle.Dostça selamlarımızla.&nbsp; İÇİNDEKİLER
MerhabaEmperyalist Savaş Blokunun Pirus ZaferiSuphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Özgür Sendikalar Yasası Getirilmelidir &#8209; Ali Uğur Kıdem Tazminatı &#8209; Rıza Usta Petrol&#8209;İş Sendikasında Yeni Bir Dönem &#8209; Fatih Aydın Füze Kalkanı &#8209; Hülya Kortun Şiir: Yolcu &#8209; Hasan Hüseyin Korkmazgil Tarihimizden&nbsp;&nbsp;&nbsp; Başlarken &nbsp;&nbsp;&nbsp; SİP Genel Başkanlığı'na Açık Mektup: TARİH SİZİ AFFETMEYECEK!&nbsp;&nbsp;&nbsp; Basın Açıklaması: SİP'in Çirkin Saldırısını Püskürteceğiz &nbsp;&nbsp;&nbsp; Milliyetçi Reformist Sapma: Legal Leninizm TKP'nin Tarihsel İsim Hakkı &#8209; Sadık Varer TKP Yasal Kuruluş Hazırlık Konferansı Sonuç Bildirisi TKP Program Taslağı TKP Tüzük Taslağı Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi: Açıklama Rusya Sosyal Demokratlarının Görevleri &#8209; V. İ. Lenin Parti Öğretisi &#8209; Muhsin Salihoğlu Sınıf Mücadelesinden Bir Kesit &#8209; Ali Kaplan NATO Emperyalizmin Zulüm Aygıtıdır &#8209; James Petras Ne Yapsanız Boşuna &#8209; Cemile Vuslat Can Çekişen Kapitalizm ve Düzenbaz Maliyeciler &#8209; Ozan Gökbakar Basından&nbsp;&nbsp;&nbsp; "İsmail Beşikçi ve Türkiye'de İfade Özgürlüğü" Sempozyumu&nbsp;&nbsp;&nbsp; ve CİA Kuruluşları &#8209; Ahmet KaplanUnutma Kapak Fotoğrafı: 10 Eylül 2011 tarihinde Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi tarafından düzenlenen TKP'nin 91. kuruluş yıldönü kutlamasından]]></description> 
</item>

 

<item> 
	<title><![CDATA[SuphiBilen.org sitesi açıldı]]></title> 
	<link>http://www.urundergisi.com/haber.php?newsid=7715</link> 
	<description><![CDATA[Türkiye Komünist Partisi üzerindeki likidasyona son vermek, Partili kadroları yeniden bir araya getirmek, TKP'nin siyasal-sosyal yaşamdaki meşru yerini geri almak için ortak hareket etme kararına varan komünistlerin birliği Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi'nin sitesi <a href="http://SuphiBilen.org">SuphiBilen.org</a> açılmıştır.Tüm sosyalist devrimci ve ilerici kamuoyuna duyurulur. Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor GirişimiBiz KimizSuphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi, Türkiye Komünist Partisi üzerindeki likidasyona son vermek, Partili kadroları yeniden bir araya getirmek, TKP'nin siyasal-sosyal yaşamdaki meşru yerini geri almak için ortak hareket etme kararına varan komünistlerin birliğidir.
Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi, ülke içinde ve dışındaki eski kuşak, orta kuşak ve genç kuşak komünistlerin eşit haklı, özgür ve gönüllü birliğidir.  
Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi, artık işçi sınıfı-sendika, gençlik, öğretmen-kamu emekçisi, kadın, teknik eleman, köylü-kooperatif, esnaf, tüketici hareketi içerisinde fiilî bir akıma dönüşen Mustafa Suphi ve İsmail Bilen'lerin TKP'sinin felsefesini, siyasal birikimini, örgütsel geleneğini ve siyasal çizgisini temsil ediyor. 
Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi, kapitalizmin ve emperyalizmin saflarına geçen ve bugün AKP kuyrukçuluğu yapan likidatörlere karşı kararlı mücadele demektir.
Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi, Mustafa Suphi'lerin işçi ve köylü devrimi ihtimalini boğmak için 1920'de TKP'ye karşı "resmî TKP"yi kurduran burjuva geleneğini günümüzde canlandıran SİP yönetimine karşı kararlı mücadele demektir. 
Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi, artık dergi çevresi, grup, küme, öbek, arkadaş grubu olarak birbirinden kopuk bir şekilde varlığını sürdürmeyi kabul etmeyen; parti formunda meşru, yasal, demokratik, ortak bir mücadele yürütmenin zorunluluğunu kavrayan kadroların birliğidir.
Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi, TKP'nin meşru kimliği ve adıyla işçi sınıfının, şehir ve köy emekçilerinin içinde olması mücadelesini sürdüren yoldaşların birliğidir.
Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi, ülkemizin siyasal-sosyal yaşamında yasal TKP'yi kurma görevini üstlenmiştir. 90'lık ulu çınarlarımızdan gencecik yoldaşlara kadar TKP'ye gönül verenler, TKP'nin onurlu adını geri alma mücadelesini mutlaka başarıya ulaştıracaklardır.
Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi, geçmişte "TKP'ye Özgürlük" belgisi doğrultusunda emek vermiş ve partinin yasal kuruluşu için siyasi faaliyet yürütecek herkesi ortak Girişimimizin doğal güçleri olarak kabul eder ve bu mücadeleye katkı vermeye davet eder. 
Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi, fabrikalarda, işyerlerinde, şantiyelerde, çiftliklerde, bürolarda, okullarda, köylerde, mahallelerde, evlerde günlük yaşamın üretiminde, grevlerde, direnişlerde, yürüyüşlerde, mitinglerde; TKP, İGD, İKD, İLD, Birlik ve Dayanışma, Barış Derneği geleneğini pratik ve teorik olarak sürdüren ilerici ve devrimci güçlerin temsilcisidir.
Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi, yasal TKP'nin hepimizin ortak kararı ve katkılarıyla gerçeğe dönüşeceğini bilenlerin sesidir.
Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi, işçi sınıfının ve kadrolarının en büyük gücünün birlik olduğunun bilinciyle hareket eden gönüllülerin birliğidir.
Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi, TKP'nin bütün üye, dost ve taraftarlarını Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi'nin temsil ettiği büyük birlik atılımına davet ediyor.Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi]]></description> 
</item>

 

<item> 
	<title><![CDATA[Mısır'da kapışma]]></title> 
	<link>http://www.urundergisi.com/haber.php?newsid=7714</link> 
	<description><![CDATA[Mısır'da devrim ile karşıdevrim arasındaki kapışma devam ediyor. Hatırlanacağı gibi, işçi sınıfının ve şehir emekçilerinin yüz binlerin katılımıyla gerçekleştirdiği büyük grev dalgası 2011 Eylül ve Ekim aylarına damgasını vurmuştu. Amerikan emperyalizminin ve işbirlikçi kapitalist oligarşinin kuklasıYüksek Askerî Konsey ise, 28 Kasımda başlayacağı ilan edilen güdümlü seçimlerle iktidarı gerici-faşist Müslüman Kardeşler örgütüyle paylaşma, fakat asıl belirleyici güç olarak ipleri kendi elinde tutma planlarını ortaya koymuştu.Bağımsız işçi sendikaları ile sosyalist, devrimci ve ilerici laik örgütler, emperyalist ve kapitalist egemenlerin, laikliği vitrin olarak kullanan sağcı çevrelerle işbirlikçi İslamcıları biraraya getirmeyi öngören sözüm ona ılımlı "Türkiye modeli"yle Mısır halk devrimini boğma, Mübareksiz Mübarek rejimini yeni bir kılıf altında sürdürme planlarını protesto etmeye başladılar. Bu eylemleri dağıtmak ve Tahrir meydanını tekrar boşaltmak isteyen askerî cunta 19 Kasım Cumartesi günü Tahrir meydanında polis ve askerlere protestoculara karşı gerçek mermi kullanma emrini verdi.Askerî cuntanın karşıdevrimci saldırısı ters tepti, işçi sınıfının ve emekçi kitlelerin yeni bir atılımını ateşledi. Resmi açıklamalara göre 41 kişinin öldüğü, 2000 kişinin yaralandığı çatışmalara rağmen, sosyalist, devrimci ve ilerici güçler meydandan ayrılmadı.Yüksek Askerî Konsey'in başkanı Mareşal Hüseyin Tantavi'nin derhal istifa etmesini ve yargılanmasını; Yüksek Askerî Konsey'in iktidarı halka devretmesini; eski rejimin kodamanlarının yargılanmasını; işçilere, memurlara, işsizlere, köylülere, gençlere, kadınlara, evsizlere siyasal, sosyal ve ekonomik haklarının sağlanmasını isteyen kitlelerin baskısından bunalan Yüksek Askerî Konsey, manevra yapmaya başladı. Ölümlerden üzüntü duyduklarını, bundan dolayı halktan özür dilediklerini, seçimlerden sonra iktidarda kalma hesabı yapmadıklarını, fakat "Mısır'ı kaosa sürüklememek için" şu anda istifa etmeyeceklerini, ancak bütün halkın istemesi ve bu isteğini bir referandumla ortaya koyması durumunda iktidardan ayrılacaklarını ilan etti. İyice yıpranan İssam Şeref hükümeti istifa etti. Yüksek Askerî Konsey, Hüsnü Mübarek döneminde bakanlık ve başbakanlık yapmış Kemal Ganzuri'yi yeni hükümeti kurmakla görevlendirdi.Sosyalist, devrimci ve ilerici güçler 25 Kasım Cuma günü Tahrir meydanında yüz binlerce kişinin katıldığı büyük bir gösteriyle Kemal Ganzuri'yi tanımayacaklarını, onun başbakanlığa atanmasının hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini, bunun bir oyun olduğunu ilan etiler. Konsey'in istifa etmesini ve yerine bir devrim hükümetinin kurulmasını istediler. Güdümlü 28 Kasım seçimlerinin iptal edilmesini ve dürüst seçimlerin devrim hükümeti tarafından düzenlenmesini talep ettiler.Amerikan yönetimi yaptığı açıklamayla 28 Kasım seçimlerinin ertelenmesine karşı çıkarken Yüksek Askerî Konsey'in iktidarı Kemal Ganzuri'nin kuracağı sivil hükümete devretmesini istedi.Taraftarlarını gösterilere katılmaması konusunda uyaran Müslüman Kardeşler örgütü, Konsey'in derhal istifa etmesinin kaosa yol açacağını iddia etti ve seçimlerin planlandığı gibi 28 Kasımda yapılmasını istedi. 19 Kasımdan bu yana süren gösterileri, kendilerinin iktidarını önlemek isteyen "İslam düşmanı" solcu, laik ve liberal çevrelerin düzenlediğini, "Müslüman Mısır halkının bu oyuna gelmeyeceğini", seçimlere katılarak oyunu bozacağını ilan etti.Mısır'da ülkenin geleceğini belirleyecek köklü bir çatışma yaşanıyor. Mısır emperyalizmin ve kapitalizmin güdümünde bir yeni sömürge olarak mı kalacak, yoksa bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm yolunda adımlar mı atacak? Mısır halk devrimi emperyalizmin kuklası Yüksek Askerî Konsey ve Müslüman Kardeşler örgütünün komplolarıyla boğulacak mı, yoksa Mısır işçi, köylü ve emekçi kitleleri köklü özlemlerini gerçekleştirerek hedefine mi ulaşacak? Gelişmeleri izlemeye devam edeceğiz.]]></description> 
</item>

 

<item> 
	<title><![CDATA[Sendikal Güç Birliği Toplantısına Davet]]></title> 
	<link>http://www.urundergisi.com/haber.php?newsid=7713</link> 
	<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Türk-İş'e bağlı 10 sendikanın güçlerini birleştirerek bir süredir ortak
hareket etmeye çabaladığı biliniyor. Bu sendikalar, Trakya'dan
Diyarbakır'a, Ordu'dan Adana'ya geniş salon toplantıları
yaptılar. İlk kez genel başkanlar düzeyinde kamuya, sendikalı
sendikasız işçilere hesap vermeye çalıştılar. Güç Birliğini
oluşturan bu sendikalar, Türk-İş'in 8-11 Aralık 2011
tarihlerinde Ankara'da yapacağı genel kurulu öncesinde son büyük
açık toplantısını bu hafta sonu, 26 Kasım Cumartesi günü
İstanbul'da, Çağlayan'da büyük bir düğün salonunda
gerçekleştirecek.</p>
<p style="text-align: justify;">Sendikalarda
örgütlü işçi sınıfının büyük bir kesimini temsil eden
Türk-İş'e bağlı bu sendikaların tutumu önemli. Türk-İş'in
mücadeleci sendikacılığa doğru atacağı en küçük adım bile
hem sendikal hareketi hem de DİSK'i etkileme potansiyeli taşıyor.
Kuşkusuz, sosyalist hareketin güçlenmesinin yollarından biri de
güçlü bir işçi sınıfı hareketinin yaratılmasından geçiyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Sendikaların, örgütlü işçilerin ve mevcut yönetimlerin durumunu görmek, işçi
hareketinin geleceğine dair somut veriler elde etmek isteyen herkesi
bu toplantıya davet ediyoruz.</p>

<p>
</p><p> Toplantı Salonu: Salon FigaroTarih:	26 Kasım 2011, CumartesiSaat:	12.00Adres:	Hürriyet Mh. Dr. Cemil Bengü Cd. No. 37 K. 5, Çağlayan, İst.</p>

 ]]></description> 
</item>

 

<item> 
	<title><![CDATA[Yeni Anayasa Mahkemesi nereye? - Aziz Çelik]]></title> 
	<link>http://www.urundergisi.com/haber.php?newsid=7712</link> 
	<description><![CDATA[<p style="border: medium none; padding: 0cm; text-align: justify;">2010 Anayasa değişiklikleri ile yetkileri ve üye sayısı artırılan yeni Anayasa Mahkemesi'nin
(AYM) asosyal kararlarına 2 Haziran 2011 tarihli "Yeni Anayasa Mahkemesinden ‘Asosyal' Kararlar" başlıklı yazımda değinmiştim. Ancak o tarihte AYM'nin gerekçeli kararları henüz
yayınlanmamıştı. 4/C ile ilgili kararın gerekçesi 21.10.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı. (Esas Sayısı : 2010/46Karar Sayısı : 2011/60) Bu gerekçeli karar Anayasa Mahkemesi'nin çalışma ilişkileri konusunda nasıl hızla neo-liberal bir içtihat oluşturduğunu ve Anayasanın sosyal hukuk devleti ilkesini nasıl bir kenara bıraktığını göstermesi açısından son derece çarpıcı. Önce kısaca davaya konu olan olayı
hatırlayalım: TÜİK'te 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/C maddesi uyarınca çalışmakta iken hizmet sözleşmesi feshedilen 4/C'li bir çalışan, tarafına iş sonu/kıdem
tazminatı ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddi üzerine, iş sözleşmesi'nde yer alan "sözleşmenin feshinde ihbar, kıdem veya sair adlar altında herhangi bir tazminat ödenmez."
hükmünün ve bütün bunlara dayanak olan Bakanlar Kurulu kararlarının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Danıştay 2. Dairesine dava açmıştı. Davaya konu işlemlere dayanak oluşturan 4/C maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu
kanısına varan Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu da söz
konusu hükmün iptali talebiyle AYM'ye başvurmuştu. Şimdi
de 657'nin 4/C maddesine bakalım, nedir bu 4/C? "Geçici
personel, Bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olduğuna
Devlet Personel Dairesinin ve Maliye Bakanlığının görüşlerine
dayanılarak Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde ve
belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile
çalıştırılan ve işçi sayılmayan kimselerdir." 4-C "bir
yıldan az süreli veya mevsimlik hizmetler" için öngörülen
istisnai bir düzenleme. Ancak çeşitli kamu kurumları bunu olağan
bir istihdam yöntemine dönüştürmüş durumda. Böylece bir tür
kanunsuz, ucuz ve esnek çalışma biçimi oluşturulmuş durumda.
4/C Tekel işçilerinin eylemi ile kamuoyunun gündemine taşınmıştı.
Anayasa Mahkemesi 17 üyesinin 16'sının oyuyla 4/C
statüsünde çalışmanın Anayasaya uygun olduğuna karar verdi.
Anayasa Mahkemesi kararında şu oldukça ilginç ve inanılmaz
değerlendirmeler yer alıyor: "Geçici personel statüsü,
belli bir vasıf gerektirmeyen, daha çok bedensel çalışmalara
ağırlık veren, başlangıç ve bitişi belli olan, süreli işlerde
çalışmayı öngörmektedir. Bu personel, idare ile yaptıkları
bir sözleşme uyarınca idare için belirli bir iş yapan kişi
konumundadır ve yaptıkları iş, geçici veya mevsimlik olup, asli
ve sürekli görevlerden de sayılmaz. Bu nedenle geçici personel;
Anayasa'nın 128. maddesi kapsamında belirtilen memur ve diğer
kamu görevlileri kavramı dışında kalan, sözleşme ile
çalıştırılan, işçi de olmayan, kendine özgü istisnai bir
istihdam türüdür." Anlaşılan Anayasa Mahkemesi TÜİK
çalışanını vasıf gerektirmeyen bedensel bir çalışma olarak
görüyor. AYM 4/C statüsünde çalışanları ne memur ne işçi
olarak kabul ediliyor. Böylece memurların ve işçilerin sahip
olduğu haklardan yararlanmaları engellenmiş oluyor. Anayasa
Mahkemesi daha da ileri gidiyor. 4/C statüsünün Anayasaya aykırı
olmak bir yana bizzat sosyal devlet ilkesinin gereklerine uygun
olduğunu şu inanılmaz cümlelerle anlatıyor! "Diğer
taraftan, Anayasa'nın 17. maddesi ile tanınan, herkesin yaşama
ve maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkı, 49.
maddesi ile de Devlet'e verilen çalışanları koruma yükümlülüğü
gözetildiğinde, itiraz konusu kuralla geçici personel statüsü
adı altında böyle bir istihdam biçiminin oluşturulması ile
yaşam hakkı ortadan kaldırılmadığı gibi, getirilen
düzenlemenin çalışanlara geçici de olsa iş ortamı yaratmayı
amaçladığı ve sosyal devlet ilkesinin gereklerine de uygun olduğu
anlaşılmaktadır."</p>

<p style="border: medium none; padding: 0cm; text-align: justify;">Kısaca Anayasa Mahkemesi diyor
ki; geçici de olsa, güvencesiz de olsa iş bulduğunuza şükredin.
Sosyal devleti ilkesini ve ILO'nun temel ilkelerinden olan insanca
iş kavramını (decent work) unutun. Devletin çalışma
standartlarını yükseltme işlevini unutun. AYM demek istiyor ki;
devlet artık bir şirket gibi yönetilebilir ve işçilik
maliyetlerini düşürmek için 4/C'li çalıştırması mübahtır.
Anayasa Mahkemesi 4/C kararında ilginç bir mutabakat ortaya
koydu. Mahkemenin Özal, Demirel, Sezer ve Gül tarafından atanan
üyeleri neredeyse tam bir fikir birliği içinde davrandı. Bunun
tek istisnasını sosyal politika kökenli bir akademisyen olan
Profesör Engin Yıldırım oluşturdu. Yıldırım 4/C statüsününün
anayasaya aykırı olduğunu belirterek karara karşı net bir
muhalefet şerhi yazdı. Geçmişte laiklik ilkesini korumak adına
tuhaf kararlara imza atan ve neredeyse ikiye bölünen AYM, sosyal
devlet ilkesini bir kenara bırakan manidar bir uzlaşma görünümü
veriyor ve neo-liberal bir içtihatta birleşiyor. </p>Not: 3.
Uluslararası Sosyal Haklar Sempozyumu'ndaki bidirisiyle karara
dikkatimi çeken Av. Gökhan Candoğan'a teşekkür ediyorum. 


<p style="border: none; padding: 0cm">Aziz Çelik / BirGün,
18 Kasım 2011</p>
]]></description> 
</item>

 

<item> 
	<title><![CDATA[Yoldaşlarımızın izinde]]></title> 
	<link>http://www.urundergisi.com/haber.php?newsid=7711</link> 
	<description><![CDATA[<p style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify;"> Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi,  Kasım ayında yitirdiğimiz yoldaşlarımızı 16 Kasım 2011 Çarşamba günü gerçekleştirdiği törenlerle andı.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify;">12 Eylül faşist yönetiminin işkencede öldürdüğü, TKP Merkez Komite üyesi Mustafa Asım Hayrullahoğlu'nun Kulaksız'daki mezarı başında yapılan ilk törende, Hayrullahoğlu ve  Atılım dönemi Merkez Komitesi Genel Sekreteri İsmail Bilen anıldı.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal; text-align: justify;">Hayrullahoğlu'nun aile mensuplarının da katıldığı tören Enternasyonal marşının
okunmasıyla başladı. Törende Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi ile ilerici gençlik adına iki konuşma yapıldı.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal; text-align: justify;">Konuşmalarda,
anmaların kuru bir ağıttan ibaret olmadığı, yoldaşlarmızın uğruna yaşamlarını feda ettikleri partiyi elbirliğiyle likidasyondan çıkarmanın onları anmanın en iyi yolu olduğu vurgulandı. TKP'nin işçi sınıfına ve bütün emekçilere siyasal alandaki meşru, yasal ve demokratik yerinden hitap etme gücünü bütün yoldaş, dost ve taraftarların ortak iradesiyle kazanacağı belirtildi. Bu gelişmeyle, partinin, hem AKP kuyrukçusu likidatörlerin, hem resmi devlet partisi SİP'in sınıf mücadelesine verdiği zararları ortadan kaldırarak emperyalizme bağımlı işbirlikçi kapitalist egemenlere karşı bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm mücadelesinde yeni bir atılım başlatmasının yolunun açılacağı anlatıldı. Tören coşkuyla söylenen TKP marşının okunmasıyla sona erdi.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal; text-align: justify;">Talip Öztürk'ün
ve Ali İhsan Özgür'ün Topkapı/Kozlu'daki mezarları başında gerçekleştirilen anma törenleri de Enternasyonal marşının okunmasıyla başladı. Talip Öztürk'ün aile mensuplarının da
katıldığı anmada Talip Öztürk'le beraber mücadele etmiş öğretmen arkadaşları, Ali İhsan Özgür'le beraber çalışmış dostları, Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi'nden bir
yoldaş ve ilerici gençler konuştu.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal; text-align: justify;">Konuşmaların
ortak teması, emperyalizmin ve yerli işbirlikçilerinin ülkemizi, bölgemizi ve bütün dünyayı içine sürüklediği bu yıkım ortamında TKP'ye duyulan ihtiyacın her zamankinden daha yakıcı
olduğu idi.</p> 
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal; text-align: justify;">Bugünkü
anmalarda eski, orta ve genç kuşakların birlikte yer almasının önemli bir gerçeği ortaya koyduğu vurgulandı. "Yolumuz işçi sınıfının yoludur" sloganıyla her alanda mücadele eden genç kuşakların Talip Öztürk'lerin, Ali İhsan Özgür'lerin, Hayrullahoğlu ve Bilen'lerin yolunu seçmiş olduğu belirtildi. Bu sevindirici gelişmenin eski kuşaklar için bir umut kaynağı olduğu anlatıldı. Yoldaşlarımızın adını ve andını birliğimizle yaşatabileceğimizi vurgulayan konuşmalardan sonra, tören TKP marşının okunmasıyla tamamlandı. </p>



]]></description> 
</item>

 

<item> 
	<title><![CDATA[Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor]]></title> 
	<link>http://www.urundergisi.com/haber.php?newsid=7710</link> 
	<description><![CDATA[Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi'nin uzun süredir üzerinde çalıştığı BÜLTEN 5 Kasım 2011 tarihinde yayınlandı. Tarihsel bir belge niteliği taşıyan Tanıtım Bülteni'ni okurlarımıza sunuyoruz.    

 <a href="http://issuu.com/eytisim/docs/suphi-den-bilene-gelenek-yasiyor-bulten?mode=window&amp;backgroundColor=%23222222" target="_blank">Okumak için tıklayınız</a>&nbsp;<a href="http://issuu.com/search?q=bilen" target="_blank"></a>]]></description> 
</item>

 

<item> 
	<title><![CDATA[TKP Program ve Tüzük Taslağı]]></title> 
	<link>http://www.urundergisi.com/haber.php?newsid=7709</link> 
	<description><![CDATA[<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal; text-align: justify;">6-7 Kasım 2011
tarihlerinde İstanbul'da yapılan Ürün Okurları TKP Yasal
Kuruluş Hazırlık Konferansı'nda, Suphi'den Bilen'e Gelenek
Yaşıyor Girişimi içinde tartışılmak ve nihai halini alması
için bütün bileşenlere sunulmak üzere kabul edilen Program ve
Tüzük Taslağı'nı, devrimci ve sosyalist kamuoyuna iletiyoruz.Program; <a href="http://urundergisi.com/icerik/pdf/20111015_pt/TKP_program_taslak.doc">DOC</a> formatında (250 kb), <a href="http://urundergisi.com/icerik/pdf/20111015_pt/TKP_program_taslak.pdf">PDF</a> formatında

(255 kb)Tüzük; <a href="http://urundergisi.com/icerik/pdf/20111015_pt/TKP_tuzuk_taslak.doc">DOC</a> (223 kb) formatında, <a href="http://urundergisi.com/icerik/pdf/20111015_pt/TKP_tuzuk_taslak.pdf">PDF</a> (230 kb) formatında </p>

]]></description> 
</item>

 

<item> 
	<title><![CDATA[Anmaya çağrı]]></title> 
	<link>http://www.urundergisi.com/haber.php?newsid=7708</link> 
	<description><![CDATA[<p style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify;">Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor
Girişimi Kasım ayında yitirdiğimiz yoldaşlarımızı 16 Kasım 2011 Çarşamba günü gerçekleştireceği törenlerle anıyor.</p>
Partimizin Atılım dönemi Merkez Komitesi Genel Sekreteri İsmail Bilen (Marat yoldaş), işkencede öldürülen Merkez Komite üyesi Mustafa Asım Hayrullahoğlu (Deniz yoldaş), faşistler tarafından vurularak
öldürülen TKP üyesi ve Türkiye öğretmen hareketinin önderi Talip Öztürk (Orhan Tok yoldaş) ve TKP üyesi, 1980 öncesi yayınlanan Savaş Yolu dergisinin ilk yazı işleri müdürü, faşistler tarafından kaçırılıp işkenceyle öldürülen Ali İhsan Özgür yoldaş İstanbul'da anılacak.İsmail Bilen
ile Mustafa Asım Hayrullahoğlu'nu anma töreni Kulaksız Mezarlığı'nda Hayrullahoğlu'nun mezarı başında, Talip Öztürk ile Ali İhsan Özgür'ü anma törenleri ise Topkapı/Kozlu'daki
mezarları başında gerçekleştirilecek. Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi, TKP'ye gönül vermiş bütün dost ve arkadaşlarımızı anma törenlerine katılmaya çağırıyor.
Yoldaşlarımızın adını ve andını birliğimizle yaşatatalım!<p style="margin-bottom: 0cm">İsmail Bilen ve Mustafa Hayrullahoğlu anmasıTarih: 16 Kasım 2011 ÇarşambaYer:
Kulaksız MezarlığıSaat: 11: 00Talip Öztürk ve Ali İhsan Özgür anmasıTarih: 16 Kasım 2011 ÇarşambaYer: Topkapı/Kozlu MezarlığıSaat: 13:00</p>]]></description> 
</item>

 

<item> 
	<title><![CDATA[Sonuç Bildirisi]]></title> 
	<link>http://www.urundergisi.com/haber.php?newsid=7707</link> 
	<description><![CDATA[<p style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify;"> Ülkenin çeşitli il ve ilçelerinden gelen Ürün Okurları   6-7
Kasım 2011 tarihlerinde  İstanbul'da yapılan "TKP Yasal Kuruluş Hazırlık Konferansı"na katıldılar. Ürün Okurları, bileşeni oldukları ve TKP'nin siyaset hayatındaki yasal, demokratik ve meşru yerini almasını hedefleyen Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi'ne
sunulacak kapsamlı önerilerini iki gün boyunca çok yoğun biçimde tartıştılar, değerlendirdiler ve karara bağladılar.</p><p style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify;"> Dünyada sosyalizm çağını başlatan 1917 Büyük Ekim Devrimi'nin 94.
yıldönümünde tamamlanan Konferans'ta aşağıdaki başlıklarla belirtilen hususlar karar altına alınmıştır.</p><p style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify;"> 1. Konferans katılımcıları, Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi'nin TKP'yi yasal olarak kurma amaç, hedef ve kararını bütün güçleriyle destekleyeceklerini oybirliğiyle beyan ettiler.</p><p style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify;"> 2. Konferans katılımcıları, Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi içinde tartışılmak ve nihai halini alması için bütün
bileşenlere sunulmak üzere bir Program ve Tüzük Taslağı kabul ettiler.</p><p style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify;"> 3. Konferans katılımcıları, kurulacak yasal parti hazırlıkları için oluşturulacak 40 kişilik Parti Meclisi (PM) üye önerilerini bütün konferans katılımcılarının kullandığı gizli oyla ve oy çokluğuyla; Danışma Meclisi ve Başkanlık önerilerini ise açık oyla ve oybirliğiyle seçerek belirlediler.</p><p style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify;"> 4. Konferans katılımcıları, bugüne kadar farklı alanlarda yürüttükleri faaliyetlerini bundan sonra sadece Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi'nin içinde yürütme niyet ve kararlarını bu bildiriyle birlikte tüm sol ve sosyalist kamuoyuyla paylaşırlar. </p>
<p style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify;"> 5. Katılımcılar, Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi'nin, Partinin yasal kuruluş hazırlıklarını
hızlandırması, bugüne dek yurtiçinde ve yurtdışında ulaşılamamış eski partili bütün dost, taraftar ve yoldaşların da hızla sürece dahil edilmesi, hissettikleri siyasi boşluk nedeniyle şimdiye kadar SİP içinde veya diğer partilerde siyaset yapan eski parti dostlarının tekrar TKP çatısı altına davet edilmesi için görevlendirilmesi önerisini oybirliğiyle kabul etmişlerdir. </p>
<p style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify;"> 6. Katılımcılar, Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi'nin, bugüne dek ortak çalışmalara katılmayıp ayrı duran, TKP'nin yasal kuruluşunu hedefleyen ve faaliyetlerini birey, dernek, grup veya kollektif olarak sürdüren herkesi kuruluş
çalışmalarına katılmaya davet etmek için görevlendirilmesini önermişlerdir. </p>
<p style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify;"> 7. Katılımcılar, Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi'ne, oluşturulacak yasal parti için yeni gelişecek duruma dair hukukçuların, sendikacıların, gazetecilerin, siyasetçilerin, yazarların, akademisyenlerin ve diğer kesimlerin destek için davet
edilmesini de önermişlerdir.</p><p style="margin-bottom: 0cm"> Tüm sol ve sosyalist kamuoyuna duyurulur. </p>
]]></description> 
</item>

 

</channel>
</rss>

