Dolores İbarruri (La Pasionaria) öldü

"İspanya halkı! Kadınlar! Silahınız yoksa bıçaklarınızla, kızgın yağla savaşın! Ayakta ölmek diz çöküp yaşamaktan iyidir. NO PASARAN (Geçemeyecekler)!"

Bu inançlı haykırışla kitleleri faşist cellatlara karşı Madrid'i savunmaya çağıran Dolores İbarruri'nin yüreği artık çarpmıyor, İspanya ve dünya komünist hareketinin ünlü kahramanı, faşizme karşı kararlı direnişin simgesi Dolores İbarruri (ya da parti adıyla La Pasinonaria) 12 Kasım 1989'da Paris'te öldü.

9 Aralık 1895'te Bask Bölgesi'nde yoksul bir madenci ailesinin kızı olarak doğan Dolores İbarruri, erken yaşlarda Marksizm'le tanıştı. Sosyalist Parti sıralarında aktif bir militan olarak çalıştı. 1917 Ekim Devrimi'nden sonra Sosyalist Parti içerisindeki bölünmede reformistlere karşı devrimci konumları savundu ve 1920'de İspanyol Komünist Partisi'nin kurucuları arasında yer aldı. Siyasal eylemleri nedeniyle birçok kez tutuklanan Dolores İbarruri, 1930'da parti merkez komitesine seçildi.

1934 yılında Asturias madencilerinin ayaklanması sırasında örgütçülüğü ve hitabet yeteneğiyle sivrildi. Aynı yıl, cumhuriyetçi ve sosyalist kadınların ortak örgütü olan Savaşa ve Faşizme Karşı Kadınlar Ulusal Komitesi'ni kurdu. 1935 yılında İspanyol Komünist Partisi'nin 7. Kongresi'nde partinin yürütme komitesine seçildi. Yine aynı yıl, Komünist Enternasyonal'in Moskova'da yapılan 7. Kongresi'nde Komintern Yürütme Komitesi üyeliğine getirildi.

Ocak 1936'da, güçlenen faşizm tehdidine karşı İspanyol Komünist Partisi, Sosyalist Parti, Cumhuriyetçi Birlik Partisi ile diğer sol partilerin oluşturduğu Halk Cephesi'nin adayı olarak katıldığı seçimlerde Asturias bölgesinden milletvekili seçildi.

18 Temmuz 1936'da ordunun cumhuriyetçi hükümete karşı isyan etmesiyle İspanya'da iç savaş başladı.

Dolores İbarruri, bir iç savaş türküsünde dile getirildiği gibi, "halkı satan dört faşist generale karşı savaşta eşsiz ve güzel Madrid'in sadık evladı" olarak destanlaştı. Bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle kitleleri coşturdu. İspanyol Komünist Partisi'nin temsilcisi olarak iç savaş stratejisinin be­lirlenmesinde önemli bir rol üst­lendi ve teslimiyetçilere karşı so­nuna kadar direnişi savundu. Üç yıl boyunca gece ve gündüz demeden tutkulu bir inançla Madrid siperle­rinde dövüştü.

Madrid'in düşmesinden sonra Sovyetler Birliği'ne giden Dolores İbarruri uzun yıllar sürgünde kaldı. İspanyol Komünist Partisi adına çeşitli uluslararası forumlara katıl­dı. 1960 yılına kadar Parti'nin Ge­nel Sekreterliği'ni yaptı. Daha son­ra Parti'nin başkanlığına getirildi.

Franko'nun ölümünden sonra İspanyol Komünist Partisi'nin yasallaşmasıyla birlikte 13 Mayıs 1977'de ülkesine dönen İbarruri, 1977 seçimlerinde Madrid millet­vekili seçildi ve en yaşlı üye olarak ilk meclis oturumunu yönetti.

Dolores İbarruri kapitalizme karşı sosyalizmin, savaşa ve faşizme karşı özgürlük ve dire­nişin, baskıya karşı eşitliğin, tesli­miyet ve yılgınlığa karşı onurun ve inancın, kısacası eski dünyaya karşı yeni dünyanın simgesiydi. Anısı mücadelemize ışık tut­sun.





İrtibat: posta@urundergisi.com Telefon: 0212 - 245 28 11