İstanbul Barosu Başkanlığı’na
Baro Han Beyoğlu/İST

Sayın Turgut Kazan: İstanbul Barosu Başkanı.

26 Aralık 1989'da gününde mi, gecesinde mi korkunç bir yargılama yöntemiyle bir duvar dibinde kurşuna dizilen Romanya Devlet Başkanı, Silahlı Kuvvetler Başkomutanı ve Komünist Parti Genel Sekreteri Nikolai Çavuşesku ile Komünist Parti Merkez Komitesi Üyesi, Romanya Bilimler Akademisi Başkanı karısı Elena Çavuşesku'nun yalnızca 52 dakika süren duruşmalarındaki vahşeti, hukuk dışı davranışın ne anlama geldiğini üç kez askeri darbe geçirmiş ve her kesiminde de onurlu direnişler göstermiş olan baronuzun ve sizin titiz bir değerlendirmeye aldığınıza inanıyorum. Bu çabanıza herkesin gereksinimi olduğunu da biliyorum.


Sayın Turgut Kazan:


Kendileri ortaya çıkmayan, yalnızca banttan sesleri duyulan kimlikleri belirsiz, sorgulayıcı, suçlayıcı ve yargıcılardan oluşturulan, Çavuşevsku'ların bir askeri garnizon köşesine sıkıştırılmış duruşmaları hiç kuşkusuz, hukuksal olmaktan çok siyasal'dır. Bu gerçek, daha ilk bakışta zaman açısından hemen kendini doğrulatmaktadır. Bir çeyrek yüzyılın hesabı 52 dakikacıkta görülüvermiştir. Bir saati bile doldurmayan bu yargılama sonucunda Çavuşevsku'lar, askeri garnizonun dış köşesinde kurşunu dizilivermişlerdir.

Bu siyasal içerikli duruşmanın politik, ideolojik ve örgütsel temeldeki öğretilerini hiç kuşkusuz Türk solunun halkıyla birlikte çıkış yolu arayan kadroları mutlaka gündemlerinde sıkı sıkıya tutarak gerekli değerlendirmeleri yapacaklardır. Çünkü bu ülkenin komünist, sosyalist, gerçek demokrat, gerçek yurtsever aydınlarıyla, insanları, kendi siyasal bilinçlerinde derin oluşumlara neden olan generaller darbesini kendi ülkelerinde tam üç kez yaşamış, bu 30 yıl içinde, başbakanlardan bakanlara, bakanlardan üniversite gençlerine, üniversite gençlerinden işçilere, emekçilere dek ard arda uzanan idam sehpalarının, bahaneli kurşuna dizmelerin, işkencelerin, intiharların, tüm politik örgütlenme ve yasaklamaların neyi öngördüğünü, neyi amaçladığını, yönlendiren güçlerin neler olduğunu çok iyi kavramışlardır. Ve ayrıca bu kadrolar tüm emekçilerle birlikte, Rumen halkına nasıl yaman bir oyun oynandığının kesin, aydınlık bilincindedirler. Ve bizim bu son 30 yıl sürecindeki edinimlerimiz Rumen halkının da kendisine nasıl yaman bir oyun oynandığının, en kısa zamanda, yaşamındaki somut sonuçlarıyla göreceği yolundadır.


Sayın Turgut Kazan: Çavuşevsku'ların 21. yüzyıla girerken insanoğlunun ilkel kavim düzeninde bile görülmeyen bir büyük vahşetle öldürülmelerinin, başkanı bulunduğunuz Baro'yu, siyasal nitelikli bir duruşma nedeniyle doğrudan etkin bir biçimde ilgilendiremeyeceğini, sonuçlarını izleyebileceği hukuksal bir yapıyla karşı karşıya bulunulmadığı gerekçesiyle herhangi bir davranış göstermesinin istenemeyeceği savı pek inandırıcı bir biçimde ileri sürülse bile; bu iki insanı kanlı bir biçimde bir köşecikte boğazlamaya hukuk'un da basamak edildiğini AFP'nin Fransızca olarak çözdüğü bant kayıtlarından, orada, bir avukatın da bulundurulmuş olmasından ve savunma yapmış olmasından anlıyoruz. Tıpkı yargılayıcılar, suçlayıcılar gibi kendisi görülmeyen, kimliği bilinmeyen, ancak sesi duyulan bu avukat, süngülerle köşeye sıkıştırılmış bu iki insanın üzerine düşen sözcüklerle şöyle diyordu: " Savunma avukatı olarak mesleğimi herhangi birine yaptığım gibi yapacağım. Ulusal Kurtuluş Cephesi, hükümeti ve iktidar organlarım yetersiz kılan tasarruflarda bulunmuştur. Öyleyse bir avukat olarak (bu) iki suçlunun da yargılama önüne çıkarılmalarının tümüyle usulüne uygun olduğu görüşündeyim. İmzalasınlar ya da imzalamasınlar kanıtlar varsa suçlanabilirler. Eğer akıl hastası olduklarını öne sürüp sorumsuz olduklarını kabul etmiş olsalardı, tıpkı deliler gibi, bir kurtulma şansına sahip ola1 bilirlerdi. Ne ki onlar kusursuz bir biçimde zihinsel yeteneklerine tümüyle sahipler. Kanıtlar önünde onların suçluluklarını doğruluyorum. Ne ki yargıcılar kurulundan, kararın bir öç alma biçiminde olmamasını rica ederim. Bu mahkeme yasaldır tıpkı Çavuşesku ve karısının suçlu niteliklerinin yasallığı gibi." Sayın Turgut Kazan: AFP! banttan sesi dinlenen avukatın bu eşsiz savunmasından sonra suçlayıcılar şefinin kan-koca'ya suçlamaları sıralayıp döktüğünü ve avukatın bunlara en küçük bir itirazının olmadığını, yalnızca "savunma avukatı olarak kararın bir öç alma biçiminde olmaması ricamı yinelemekle yetiniyorum" dediğini belirtiyor.


Sayın Turgut Kazan: Suçlama kanıtlarından önce savunma yapan ve "kanıtlar önünde onların suçluluklarını doğrulayan", "bir avukat olarak iki sanığın da yargılama önüne çıkarılmalarının usulüne uygun olduğunu "söyleyen, "deliliklerini kabul etselerdi kurtulma olanaklarının bulunabileceğini" avukatlık görevini yerine getirerek anımsatan, "bir avukat olarak kararın bir öç alma biçiminde olmamasını" iki de bir yineleyerek öç almanında sinsi mazeretini oluşturan bu meslektaşınız kimdir? Sayın Turgut Kazan: İstanbul Barosu, hukuk adına, kendi gerçekleri adına ve hepimizin birlikte savaşım verdiği insanlık ilkeleri ve kazanımları adına bu avukat'ı bulup çıkarmak zorundadır. Çünkü bu yönüyle, söz konusu olan, bir cinayete hukukun ferman çıkarmasının iğrenç biçimde sağlanma çabasıdır.


Bu soytarı ve iğrenç mahkeme karşısında: _"Sanık manyak değilim ben; Romanya devletinin başkanı, silahlı kuvvetlerin başkomutanıyım; ulusal mecliste ve işçi sınıfı önünde hesap veririm. Çünkü yalnızca ve yalnızca işçi sınıfını tanıyorum. Bu hükümet darbesi önünde hiçbir şeye yanıt vermeyeceğim. Dışarıdan paralı askerler getirdiniz. (...) Hiç kimse sizi bu ülkede tanımıyor, o nedenle bugün bile halk savaşımını sürdürüyor.(...) Romen halkına ihanet ettiniz, Romanya'nın bağımsızlığını çökerttiniz" diyen Devlet başkanı Nikolai Çavuşesku ile karısı Komünist Parti Merkez Komitesi üyesi Elena Çavuşesku'nun duruşma cinayetine hukuksal kılıfa olanak verilmemesini sağlamanız için SİZE BAŞVURUYORUM. İstanbul Barosu olarak, gerek Türkiye Barolar Birliği ile, gerekse-buna gereksinim duyulursa-Dünya Barolar Birliği'ni harekete geçirerek, Romanya Barolar Birliği'nden bu meslektaşınız sahiden olup olmadığını, gerçekten b ö y le bir meslektaşınız var da duruşmaya katılmış ise, onun en anlamlı bir biçimde görevden atılarak lanetlenmesini sağlamanızı, hukukun üstünlüğüne ve insan haklarına en çok ihtiyaç duyulan bir ülkenin yurttaşı olarak sizden rica ve talep ediyorum.

Orhan İyiler

Yazar
Adres: Fırın Sokak. Tekin Apt. 5/B
D: 11 ERENKÖY/İST.
Tel: 358 72 22



İrtibat: posta@urundergisi.com Telefon: 0212 - 245 28 11