10 Eylül'den (sayfa2)

Dergimizin 5. sayısı toplatılmadı. 5. sayımız, toplatılmaya karşı bir protesto sayısı olarak tasarlandı ve toplatılmamakla da, bir ölçüde, amacına ulaştı devamı...

1990’lara girerken (sayfa 3-4)

Dünyada çok büyük alt-üstlükler yaşanıyor. Özellikle sosyalist dünyada. Kitle iletişim araçlarındaki muazzam gelişmeler bunları günü gününe, hatta saati saatine bizlere ulaştırıyor. Günlük gazetelerde ya da TV haberlerinde yurtiçinden çok yurtdışından, özellikle sosyalist ülkelerden haberler ağırlık taşıyor. Bu, kuşkusuz, insanlık adına büyük bir ilerleme. Ancak bir nokta dikkatten kaçmamalı. devamı...

8’lerin yurtdışındaki sosyalistlere çağrısı ile düzenlenen Bocholt’taki birlik tartışmalarından kesitler (sayfa 5-9)

Oya Baydar, İ. Demir, E. Erkiner, A. Kaçmaz, V. Sarısözen, O. Silier, S. Tanilli, B. Uluer'in ortak (sekiz'ler diye anılan) imzalı çağrılarıyla; 17-18-19. Kasım. 1989 tarihlerinde Bocholt'da 8'lerce davet edilen 60 kişiden, %40 ila % 45 dolaylarındaki bir katılımla gerçekleştirilen birlik tartışmaları düzenlendi. devamı...

İstanbul Barosu Başkanlığı’na
Baro Han Beyoğlu/İST (sayfa 10)

26 Aralık 1989'da gününde mi, gecesinde mi korkunç bir yargılama yöntemiyle bir duvar dibinde kurşuna dizilen Romanya Devlet Başkanı, Silahlı Kuvvetler Başkomutanı ve Komünist Parti Genel Sekreteri Nikolai Çavuşesku ile Komünist Parti Merkez Komitesi Üyesi, Romanya Bilimler Akademisi Başkanı karısı Elena Çavuşesku'nun yalnızca 52 dakika süren duruşmalarındaki vahşeti, hukuk dışı davranışın ne anlama geldiğini üç kez askeri darbe geçirmiş ve her kesiminde de onurlu direnişler göstermiş olan baronuzun ve sizin titiz bir değerlendirmeye aldığınıza inanıyorum. Bu çabanıza herkesin gereksinimi olduğunu da biliyorum. devamı...

Akif’i yaşatalım (sayfa 11-12)

İnsan Hakları Derneği Mersin Şubesinin açtığı bu Kampanyayı desteklerken, okurlarımızın halen Gaziantep Cezaevi'nde bulunan Akif Özdemir'le doğrudan yazışmalarını da diliyoruz.11 Mayıs 1981'de Adana Polis Koleji'nde gördüğü işkenceler sonucu kaburgaları kırılmış ve ciğerlerinin bir kısmı ameliyatla alındıktan sonra o günden beri yarım adam olarak 9 yıldan bu yana inatla yaşam savaşı veren, tüm başvuru ve çabalarına rağmen adeta ölüme terk edilerek tedavisi yapılmayan AKIF OZDEMIR onurlu yaşamını noktalamak üzeredir. devamı...

Tüm Korotiçlere açık mektup (sayfa 13-18)

Türkiye Barış Derneği Genel Başkanı, emekli büyükelçi Mahmut Dikerdem, bu açık mektubunu, Sovyet "Ogonyok" dergisi yayın yönetmeni olan Vitali Korotiç'in ülkemizde düzenlediği konferanslardan sonra kaleme almış. Büyük Ekim Devrimi'nden 70 yıl sonra liberal demokrasinin savunuculuğuna soyunmakla Batı dünyasında büyük sükse yapan, yerli -yabancı tüm Korotiç'lere seslenen Dikerdem, yaratılan toz duman içerisinde "açıklık" ve "yeniden yapılanma" önermesinin can alıcı noktaları üzerinde bir durum tespiti yapmak gereği duyuyor. devamı...

Kuzeylilerin Pyrruhus Zaferi ya da İtalyan Dışişleri Bakanına genişletilmiş açık mektup (sayfa 19-24)

Orhan İyiler, İtalyan Dışişleri Bakanı Gianni de Michelis'e yönelik yazdığı bu açık mektup ta, genelde sosyal-demokrasinin, özelde İtalyan sosyal-demokrasisinin tarihsel misyonu ile bir polemiğe girmektedir. devamı...

TBKP Merkez Komitesi’ne açık sesleniş (sayfa 25-32)

Yurtdışından 8 arkadaşın ortaklaşa TBKP Merkez Komitesi'ne Açık Sesleniş olarak kaleme aldıkları yazının serüvenini, yazıyı kaleme alan arkadaşlar girişte aktarıyorlar 10 Eylül Marksizm-Leninizm konumlarını savunan bu arkadaşların yazılarına sayfalarında yer vermeyi görev biliyor. devamı...

Propaganda yasağı özünde düşünce özgürlüğü yasağıdır (sayfa 33-36)

10 Eylül dergisinin 1. ve 2. sayısının toplatılması ile ilgili duruşmaların ilki, 23 Ocak 1990 günü, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde gerçekleşti. Dergimizin sahibi ve sorumlu yazı işleri müdürü Ali Saim Tekin, duruşmada iddianameye ilişkin yazılı ifadesini okudu. Yazarlarımızdan Baykal Gürsoy, sözlü olarak verdiği ifadesinde, genişletilmiş savunmasını ilerideki duruşmalarda vereceğini belirtirken, yine yazarlarımızdan Orhan İyiler, duruşmaya, annesinin ani rahatsızlığı nedeniyle katılamadı. Aşağıda Ali Saim Tekin'in ifadesini sunuyoruz. devamı...

Belediye işçileri yeni bir savaşımın başında (sayfa 37-38)

Kazım Yıldır, bu yazısında, toplu sözleşme dönemi öncesinde İstanbul Belediye işçilerinin, Belediye-İş bünyesinde sürdürdükleri savaşımın ana doğrultusunu aktarıyor. İstanbul Belediye işçilerinin söz konusu sürecini belirleyen, "Grup İşletme Toplu İş Sözleşmesi"nin anlamını, sınıf ve kitle sendikacılığı bakış açısından değerlendiren Yıldır, bu sözleşmenin öneminin altını çiziyor. devamı...

1990’larda ABD Emperyalizmi – Paul M. Sweezy (sayfa 39-44)

Aşağıdaki önermeleri tartışmaya sunmak istiyorum: devamı...

1987-1988 yılları arasındaki grev hareketi üzerine bir araştırma Sermaye’nin kalelerinde sınıf savaşları (sayfa 45-48)

Schumacher'in, World Marxist Review dergisinin Eylül 1989 tarihli 9. sayısından çevrilen ve son birkaç yıl içinde önde gelen kapitalist ülkelerdeki grev hareketleri üzerine yapmış olduğu bu araştırma, bir bilimsel saptamanın geçerliliğini koruduğuna ilişkin vurgulamayla başlıyor: devamı...

1990’lara girerken ülkemiz kadın hareketi ve görevler (3) (sayfa 49-55)

Emel Aslan ve Hülya Gülbahar, sürekli yazılarının bu üçüncü bölümüne, ülkemizde kadın olmanın ulusal, toplumsal konumlarına ilişkin ayrıntılı ve genel bir değerlendirmeyle başlıyorlar. Kadınların yaşamın hemen her alanında yüz yüze oldukları ayrımcılığın altını çiziyorlar. Yazarlar, daha sonra, tüm bir yaşamda olduğu gibi, kadın ayrımcılığı alanında da, çelişkiler derinleştikçe, değişim dinamiklerinin de netleşip, güçlendiğini belirtiyorlar. Görevin bu gücün birleştirilmesi olduğunu saptayıp, tüm kadınların kurtuluş hareketine giden yolun, program sorununu çözümlemiş örgütlü mücadeleden geçtiğini vurguluyorlar devamı...

Cumhuriyet Türkiye’sinde felsefe ve son on beş yılı (sayfa 58-62)

Türkiye Felsefe Kurumu kuruluşunun 15. yılı nedeniyle İstanbul Belediyesi Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu’nda ‘Cumhuriyet Türkiye’sinde Felsefe ve Son On Beş Yılı’ konulu bir dizi seminer düzenledi. 25-26 Aralık 1989 tarihleri arasında gerçekleştirilen seminerler, TFK Başkanı Prof. Ionna Kuçuradi’nin açış konuşması ile başladı. devamı...

Hangi yolda yürüyeceğiz (sayfa 62-63)

Kapitalist bir düzende yaşıyoruz. Bu düzende iki temel sosyal sınıf vardır: Burjuvazi ve işçi sınıfı. Emek ve sermaye çelişkisi temelinde, burjuvazi ile işçi sınıfı arasındaki savaşım nesneldir, süreklidir. Tek bir insan yoktur ki ekonomik, politik ve ideolojik yönden bu savaşımdan etkilenmesin. İstesek de, istemesek de bir sınıfa dayanacağız; ya sömürü düzenini yaşatmanın ya da emeğin iktidarını kurmanın yoluna. devamı...


 İrtibat: Sıraselviler Caddesi Billurcu Sokak Ocaklı Han Kat:3 Daire No:6 / Taksim-İSTANBUL Telefon: 0212 - 245 28 11