Tarih: 29.04.2009 |  Bildiri
İşsizliğe, yoksulluğa, sefalete karşı birlik, mücadele, dayanışma günü 1 Mayıs'ta Taksim'deyiz

Ülkemizin saygıdeğer işçileri, emekçileri, halkımız,

2009 yılının 1 Mayıs'ına, umut dolu, gelecek güzel günlerin coşkusuyla ve kapitalizmin işçi sınıfı ile emekçilere hiçbir şey veremeyeceğinin anlaşıldığı koşullarda giriyoruz. Dünya kapitalizmi ve emperyalizm ağır bir bunalım içinde. En sömürgeci ülkelerde başlayan siyasi ve ekonomik yangın, ülkemizin her yanına da sıçramış durumda. Nereye baksanız işsizlik var. Nereye baksanız yoksulluk var. Nereye baksanız hak gaspları var. Enflasyon karşısında iyice eriyen ücretlere zamdan vazgeçtik, nereye baksanız ücretlerde indirim tehditleri var.



İşbirlikçi AKP, yerel seçimlerde aldığı hezimetin acısını emekçilerden çıkartmaya çalışıyor. AKP, dizi dizi paketler açıklıyor; hiçbiri emeğiyle geçinenler için değil. AKP, aylardır İMF ile anlaşmaya çalışıyor; anlaşma maddelerinin tümü de büyük kapitalistlerin çıkarı için. Talep daraldı, piyasa daraldı diyor; doğalgaza, elektrik fiyatlarına, ekmeğe sürekli zam yapıyor. Ama, lüks tüketimden alınan vergileri kaldırıyor.

Bir yandan bütün işçi havzalarında ücretsiz izinler gündemde. Öte yandan ise ya ücretlerde indirim ya işsizlik tehdidi sürekli karşımızda. Yıllar süren mücadele ile alınan ikramiyeler, yol-yemek paraları çoktan buhar olup uçtu. İşsiz kalan işçilerin birkaç aylık umudu İşsizlik Sigortası Fonu'nu da patronlara vermek istiyorlar. Kârlarına kâr katan patronlardan vergi alınmıyor, halkın cebinde kalan üç kuruş paraya göz konuyor.

Kamu toplu iş sözleşmeleri bir türlü bitirilmiyor. Yeni haklar alınması gerekirken kamu çalışanlarının mevcut haklarına göz konuyor. Hepimizi gündelikçi gibi en çok sömürülen kesimlere benzetmeye çalışıyorlar.

Memurların ise grevli, toplu sözleşmeli bir sendika yasası için getirdikleri teklifler yine duymazdan geliniyor.

Yeni yasalar çıkartılırken, bir hak verilirken birkaçını elimizden almak için binbir türlü oyunlar oynanıyor. Madem iş güvencesi var, o zaman kıdem tazminatlarını kaldıralım deniyor.

Ey işçiler, emekçiler,

Bizim, bu ülkenin asıl sahiplerinin umudunu kırıp hepimizi teslim almak istiyorlar. Dünyayı kendilerine ayırıyorlar, bizlere kırıntıları reva görüyorlar. Türkiye'nin zenginlerinin gözleri doymuyor. Hepsinin karnı tok, sırtı pek, ama gözü aç.

Binaları, evleri biz yapıyoruz; bizim evimiz yok. Arabaları, yedek parçaları biz üretiyoruz; bizim arabamız yok. Hastanelerin inşaatları bizim elimizden geçiyor; o hastanede yatma hakkımız yok. En lüks yatları biz yapıyoruz; zehirini bize bırakıyorlar, sefasını onlar sürüyor. Küçücük odalarda kotları taşlatıyorlar; 25 yaşında ölümler bize kalıyor.

Yeter artık. Kapitalizme mahkûm değiliz. Zenginlere mahkûm değiliz. Bu ülke onlar olmadan daha güzel.

Çözüm var.

Emperyalist ABD'den, emperyalist Avrupa Birliği'nden medet umanlar hüsrana uğrayacaklar. Sırf Başkan'larının derisinin rengi farklı diye en büyük emperyalist devlete umut bağlayanlarla işimiz yok. Yine Irak işgal altında. Yine Afganistan'a asker isteniyor. Irak'a, Afganistan'a, Filistin'e, Lübnan'a fırlatılan bombaları atanın derisinin renginden bize ne. Aynı kapitalist emperyalizmin elleri yine bütün komşularımızı tehdit ediyor. Bizim ülkemizi işgal eden NATO adlı savaş örgütünde, bizi sömürmek için kurulan birliklerde Avrupa'sı, Amerika'sı bir arada, yan yana.

Çözüm var. Çözüm emperyalizmi, kapitalizmi ülkemizden kovmakta. Çözüm tam bağımsız bir ülke istemekte. Çözüm bizi yönetemeyenleri iktidardan alaşağı etmekte. Çözüm, zenginlerin parasına el koymayanlara şamarı vurmakta. Çözüm emekçilerin iktidarında.

Çözüm var. Çözüm dağlarda ölümlere son vermekte. Türk-Kürt kardeşliğini sağlamakta, barışı kurmakta. Kardeş kavgasında heba edilen katrilyonları kalkınmaya ayırmakta.

Çözüm var. Çözüm ayrımcılığa son vermekte. Türk, Kürt, Ermeni, Rum, Yahudi, Arap, Laz, Çerkez, Boşnak, Gürcü, Süryani, Arnavut, Sünni-Alevi, Müslüman-Hıristiyan-Musevi demeden bütün yurttaşları eşitlik ve özgürlük temelinde birleştirmekte.

Haydi, harekete geçiyoruz.

Birkaç kişiye verilecek bir iş umuduyla, binlerce kişiyle birlikte sınavdan sınava koşan işsiz, yüksek okul mezunu genç;

İşten atılmamak için her türlü cefaya katlanan, dişlerini sıkan işçi;

Eve üç kuruş katkıda bulunmak için göz nurunu yitiren kadın;

Geçici bir iş için onlarca kişiyi devreye sokmaya çalışan emekli;

Çocuklarına ilave süt alabilmek için dolmuşa binmeyip işe yürüyerek giden anneler/babalar,

Kahvehane köşelerinde içeceği çayın hesabını yapan yoksul insanlarımız,

Dilinden dolayı, kökeninden dolayı ayrımcılığa uğrayan Kürt emekçi,

Şiddete uğrayan kadın, terk edilen çocuk, susturulan öğrenci, ekinini toplayamayan köylü, sütlerini bile satamaz hale gelen çiftçi,

Ey bu ülkenin gerçek sahipleri, ey büyük insanlık, ey mazlumlar, ezilenler, yoksullar, sömürülenler,

HAYDİ HAREKETE GEÇİYORUZ!


İşten atmalar yasaklansın! Ücretsiz izinlere son verilsin!

Bankalar ve tüm holdingler işçi denetimine açılsın, hangi işletme krizde hangisi sahtekâr anlaşılsın!

Her işsiz kalana, devlet ona iş bulana kadar işsizlik parası ödensin!

İşsizlik Sigortası Fonu'nun yönetimi derhal işçilere verilsin!

Kıdem tazminatına konan sınırlar kaldırılsın, düzenleme toplu sözleşmelere bırakılsın!

Büyük kapitalistlerden, işçilerin bordrosundan her ay kesilen vergi kadar servet vergisi alınsın!

6 saatlik işgününe geçilsin, işsizlik yok edilsin!

Taşeron, müteahhit ve kapsamdışı denen uygulamalar derhal son bulsun!

Özgürlükçü, siyasi müdahaleden uzak bir sendika ve toplu sözleşme yasası çıkartılsın!

Tüm emekçilere, ayrımsız, sınırsız grev hakkı tanınsın!

Özelleştirmeler dursun, özelleştirilen yerler yeniden kamulaştırılsın! ÖİB kapatılsın!

Tüm madenler halka iade edilsin. Bor madenlerini üzerindeki oyunlara son verilsin!

8 Mart, 21 Mart tatil ilan edilsin!

Yoksul işçilere, köylülere, emekçilere her ay para verilsin!

Tüm dillere, kültürlere özgürlük verilsin, Kürt halkının eşitliği tanınsın!

Demokratik laiklik uygulansın. Zorunlu din dersine son verilsin! Cemevleri yasallaştırılsın!

Kadınlara eşitlik! Eşit işe eşit ücret! Ev işinde, iş yerinde, siyasette eşitlik!

Silahlanma yarışına son verilsin, silah bütçesi açıklansın!

Tüm tutsaklara genel af ilan edilsin!

NATO'dan çıkılsın, İncirlik üssü kapatılsın! Emperyalist güçler ülkemizden ve bölgemizden defolsun!

Yaşasın işçilerin, emekçilerin birliği, yaşasın mücadelemiz!

Yaşasın devrim ve sosyalizm!

İş, ekmek yoksa, barış da yok!

Kapitalizmin krizini biz taşımayacağız!

Kahrolsun ücretli kölelik düzeni, yaşasın sosyalizm!

YAŞASIN 1 MAYIS!
BİJİ YEK GULAN!
A'ŞA VAHİD EYYAR!

ÜRÜN SOSYALİST DERGİ
1 Mayıs 2009


Bildirinin PDF halini indirmek için tıklayınız (253 KB).
 
İrtibat: 0212 - 245 28 11
E-posta: posta@urundergisi.com | RSS