Tarih: 04.04.2011 |  Haberler
YGS'de büyük hile

ÖSYM'nin 27 Mart 2011'de düzenlediği Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS), büyük bir hilenin oyuncağı oldu. Sınav kitapçıklarında soruların doğru yanıtlarına ilişkin bir şifrenin kullanıldığı ortaya çıktı. Şifre en zor testin on dakika içinde yanıtlanmasına imkân veriyor. Böylece ÖSYM'nin kayırdığı tarikatçı-cemaatçi çevreler hiç emek harcamadan ön sıralara geçip istedikleri üniversitelerin istedikleri bölümüne yerleşebilecek.



Emekçilerin önünde başlı başına kapitalist bir engel olan bu adaletsiz sınava gece gündüz demeden çalışmak zorunda kalan yüz binlerce aday, bu hileyle ikinci bir darbe yedi. Çocuğunu okutabilmek için ekmeğinden kısarak dersanelere para yetiştirmeye çalışan emekçiler, bütün hak ve adalet kavramlarını ayaklar altına alan bu oyunla ikinci kez aldatıldı.

AKP iktidarı ve güdümündeki kadroların yönettiği ÖSYM, bu pervasız hilenin gerçek sorumlusudur ve bütün halka hesap vermelidir.

Tarikatçı-cemaatçi çevreler, geçen yıl KPSS sınavında soruları sızdırarak kendi yandaşlarına bütün soruları eksiksiz yanıtlama imkânını sağlamışlardı. Kendi eserleri olan bu skandala karşı haklı olarak ortaya çıkan tepkileri bahane ederek ÖSYM'yi tamamen ele geçirmenin yolunu buldular ve asıl vurgunu vurdular. Artık soru çalmaya, soru sızdırmaya gerek kalmadı. ÖSYM'de kayırmacılık artık merkezî olarak, bilgi işlem programlarıyla yapılıyor.

İstanbul'da 7 okulda adayların merkezî bilgisayar işlemiyle haremlik-selamlık olarak yerleştirildiği, kadın ve erkek öğrencilerin ayrı salonlarda sınava girmek zorunda bırakıldığı daha önce ortaya çıkmıştı. Şimdi de sınav şifresiyle istenilen aday topluluğuna zahmetsiz sınav kazandırıldığı anlaşıldı.

Sınav zaten alın teriyle geçinen bütün emekçi çocuklarına karşı ayrımcılık yapıyordu. Sınav şifresi bu ayrımcılığı ikiye katlıyor ve genişletiyor. Artık AKP'nin, tarikatçı-cemaatçi çevrelerin gericiliğini benimsemeyen herkes hileyle saf dışı bırakılıyor. AKP'nin, Gülen cemaatinin işbirlikçi-dinci bağnazlığına boyun eğmeyen herkes, üniversite dışında kalmaya mahkûm ediliyor.

AKP'nin ve Gülen cemaatinin liseden mezun olmaya hazırlanan bütün gençliğe, bu gençlerin ailelerine yönelik bu ağır saldırısı hak ettiği şekilde cezalandırılmalıdır. Bırakın demokrasiyi, bırakın çağdaş hukuku, kanun varsa, bu yolsuzluk, yapanların ve yaptıranların yanına kâr kalamaz.

Liseli gençliğe, bütün liseli çocukların ailelerine yönelik bu saldırı, aynı zamanda, bütün halka kurulan bir tuzaktır. 12 Eylül faşizminin yeni efendileri, laikliğin ve kadın haklarının son kalıntılarını da yok edecek gerici ve karşıdevrimci kadrolaşmayı tamamlamak istiyorlar. Amerikan emperyalizminin sosyalizmi, devrimci ve demokratik güçleri kuşatma ve boğma planları doğrultusunda, yıllar içinde kapitalist egemenlerin fideliğinde yetiştirilen gerici “altın nesil” devlette, kamu yönetim organlarında fethedilmedik yer bırakmak istemiyor.

12 Eylül 1980 öncesinde gerici-faşist Milliyetçi Cephe'nin devrimcilere ve solculara uyguladığı yoğun terörle dinci gericilere teslim edilen Fen Liseleri, devletin bilgi işleme dayalı bütün kurumlarının dinci gericilerin eline geçmesinin başlangıcını oluşturdu. 12 Eylül'den sonra Kenan Evren-Turgut Özal koalisyonlarıyla her yönden güçlendirilen bu süreç, AKP iktidarında artık tepe noktasına varıyor. İktidara yerleştikçe pervasızlaşan işbirlikçi dinci gericilik, çürümüşlüğü topluma dayatıyor. Emek, adalet, vicdan, hak, hukuk, erdem, liyakat duygularından vazgeçmek istemeyen bütün toplum kesimleri, bu çürümüşlüğe karşı koymalıdır.

Başta liseliler olmak üzere bütün gençliği,okul çağında çocuğu olan bütün aileleri, çağdışı bir yolsuzluk, baskı ve karanlık rejiminde yaşamak istemeyen bütün halkı, AKP'nin ve tarikatçı-cemaatçi çevrelerin gericiliğine, yolsuzluğuna, vurgunculuğuna, kayırmacılığına karşı mücadeleye çağırıyoruz.

 
İrtibat: 0212 - 245 28 11
E-posta: posta@urundergisi.com | RSS