Sosyalist Dergi: 22 |  İsmail Bilen |
TKP 5. Kongresi Açılış Konuşması

Değerli delege ve konuk yoldaşlar,
Türkiye Komünist Partisi Beşinci Kongresini açıyorum. Partimizin en yüksek organı toplanmış bulunuyor. Kongrede yurt içi ve yurt dışı parti örgütlerini temsil eden delegeler yerlerini almıştır.


Aramızda kardeş komünist partilerinin temsilcileri de konuk delege olarak bulunuyor. Kongre adına kendilerini en sıcak komünist duygularla kardeşçe selamlarım.
Bundan seksen yıl önce yapılan Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi’nin İkinci Kongresini anımsayalım. TKP 5. Kongresini bu mutlu yıldönümünde yapıyoruz. Kıvançlıyız.
Leninizmin ışığını güzel yurdumuzda yaşatan TKP’nin üyeleri olmaktan daha onurlu hiçbir şey olamaz. Biz 1920 Bakü Kongresinde Leninciydik; 1932’de 4. Kongrede de Leninizmin bayrağını yükseltmiştik. 1983’de 5. Kongrede de Leninizmin yolundayız. Bu gelecekte de değişmeyecektir.
Leninizm, Büyük Sosyalist Ekim Devriminin, Sovyetler Birliği’nin, öteki sosyalist ülkelerin, dünya komünist hareketinin eşsiz başarılarında ve savaşımlarında yaşıyor.
SBKP’nin proleter enternasyonalizmine bağlılığının tanıkları arasında partimizin de yeri var. TKP, SBKP’nin eşsiz dayanışmasına çok şeyini borçludur.
Bir kez daha SBKP’ne duyduğumuz kardeşçe sevgiyi dile getirelim…
Değerli yoldaşlar;
TKP, 51 yıl sonra Kongresini yapıyor…
Türkiye işçi sınıfı için ve halkımız için bu kongrenin tarihsel bir anlam taşıyacağına inancım tamdır.
Kongremizi böyle uzun bir süre yapamamak acıdır. Ne ki, partinin üzerine gölge de düşürmüyor. TKP 51 yıl boyunca, hiçbir gün savaşın dışında kalmadı. Biz komünistler bu dönem boyunca, yaklaşık 25 büyük tutuklama yaşadık. Hepsine göğüs gerdik. Her tutuklamadan, her hıyanetten sonra yeniden ayağa kalktık. Bu sevinçli günlere, sayısız kurbanlar, büyük acılar pahasına ulaştık…
Yoldaşlar,
Yitirdiğimiz yoldaşlarımızın anısı önünde parti 5. Kongresinde bir kez daha saygıyla eğilelim…
Mustafa Suphi ve 14 yoldaşımız için, idam sehpasında “Yaşasın TKP” diye haykıran Mesut Yoldaş için, 1951’de işkencede öldürülen Hasan Basri, faşist teröristlerin vurduğu dokumacı Meryem Karakız yoldaşımız için; Barış Yıldırım, Kenan Öztürk, Hüseyin Güzel, Avni Ece, Fevzi Kuruçay, Talip Öztürk, Ali İhsan Özgür, Celalettin Kesim, Mehmet Çakmak, Demir Yaraşık, Bahri Gürpınar için; halk düşmanı generallerin zindanlarında öldürülen Ahmet Hilmi Feyzioğlu, ve MK’mizin yiğit üyesi Mustafa Hayrullahoğlu için; 4. Kongreden bu yana yitirdiğimiz tüm parti yönetici ve militanları için, sizleri saygı duruşuna çağırıyorum.
Yoldaşlar,
TKP, 1922 yılında yasaklandığı zaman, MK şu tarihsel açıklamayı yaptı: “Uluslararası proletarya ve Türkiye işçi sınıfı varoldukça, TKP yok edilemez.”
Şimdi bu açıklama bir kez daha parlak biçimde doğrulanıyor. 1981 Mayısında TKP’yi yok ettik diyen faşist diktatoranın suratına, 5. Kongre bir balyoz gibi iniyor. (…) komünistin tutuklanmasından, provokatörlerin saldırısından, döneklerin hıyanetinden sonra, parti kısa zamanda yeniden ayağa kalkmıştır… Komünistlerin direngenliğini kırmaya kimsenin gücü yetmeyecektir.
Yoldaşlar,
Tutuklu komünistleri, yoldaşlarımızı, sizlerin adına coşkuyla selamlıyorum. Onların ezici çoğunluğu komünist direngenlik örneğidir. Düşmana boyun eğmemişlerdir. Zindanda parti tezlerini tartışmış, 5. Kongremizin onurlu delegeleri olma hakkını kazanmışlardır. Eski kuşağın zindanlardaki direnme geleneklerini onlar yaşatıyor; eskiler gibi komünlerde birleşiyor ve partiyi zindanlarda da yaşatıyorlar.
Yoldaşlar,
Birinci Kongre 1920’de Bakü’da yapıldı. Partinin kurulduğu bu günde, kongre, Lenin’i selamladı. Burjuvazi bu kongreye 28-29 Ocak 1921’de kanlı Karadeniz cinayetiyle yanıt verdi.
Parti yıkılmadı…
İkinci Kongre, 1922’de Ankara’da toplandı. Sovyet, Fransız ve Alman komünist partilerinden delegelerin katıldığı kongre Türkiye halkını ulusal kurtuluş savaşına, ateş boylarına katılmaya çağırdı. Komünistler silah elde cepheye giderken, burjuvazinin kongreye yanıtı kongre binasını yakmak, kongre delegelerine silahla saldırmak oldu. Az sonra parti kapatıldı.
1925 yılında TKP Üçüncü Kongresini topladı. Bu kez burjuvazinin yanıtı daha sinsi oldu… Partiyi içerden vurdu, ajanlarını sızdırdı. Partiye karşı ikinci cephe açıldı: Likidatörlerin, oportünistlerin saldırı cephesi…
TKP, her iki cephedeki saldırıyı göğüsledi; yeniden örgütlendi, sıralarını likidatörlerden arındırdı. 1932 yılında 4. Kongreyi İstanbul’da topladı…
TKP işte 4. Kongre’den bu yana, varlık-yokluk savaşını dişe diş verdi.
Yoldaşlarım,
4. Kongre çok uzakta kaldı, diye düşünenler var. 4. Kongreden sonra geriye ne kaldı diyenler var… 51 yıllık tarihi anlatmayacağım. Bu savları çürüten bir kanıt öne süreceğim.
4. Kongre’nin örgütçülerinden ve delegelerinden Mehmet Bozışık 5. Kongrenin de delegesidir. 5. Kongre, 4. Kongreye böylesine canlı tarihsel köprülerle bağlıdır.
Yoldaşlar,
5. Kongremiz ağır koşullarda toplandı. Amerikan emperyalizminin çılgınca gidişi; önümüze barış mı, savaş mı sorusunu ivedi bir seçenek olarak getirdi. Ülkemiz faşist diktatoranın ezgisi altında… Kongre savaşa ve faşizme karşı işçi sınıfımızın eline güçlü bir silah verecektir.
Çetin koşullarda örgütlerden delege yoldaşların Kongreye koşması, faşizmin duvarında bir gedik açmıştır. Diktatörlük işkenceyle, tutuklamayla, provokatörlerle kongreyi önleyememiştir.
Eski kuşaklar 4. Kongreden bu yana, tam 51 yıl boyunca savaştılar… İyi günlerimizi görenlerimiz, bu günlerimizi görenlerimiz ne acı ki az oldu… Ama, bu günleri görmeden gözlerini yumanlar hiçbir zaman geleceğin çok daha iyi olacağından umutlarını kesmediler…
Onlar Lenin’in şu güzel anlamlı sözlerine inanmışlardı:
Biz babalarımızdan daha iyi savaşıyoruz. Oğullarımız da bizden daha iyi savaşacaklar ve utkuya ulaşacaklardır.

Yaşasın 5. Kongre!
Yaşasın Marksizm-Leninizm!
Yaşasın proleter enternasyonalizmi!
Yaşasın TKP!
 
Yazarın Diğer Yazıları
 TKP 5. Kongresi Açılış Konuşması

 
İrtibat: 0212 - 245 28 11
E-posta: posta@urundergisi.com | RSS