Sosyalist Dergi: 22 |  ÜRÜN |
Partimizin Ulu Çınarı Mehmet Bozışık’ı Anıyoruz

Son gününe kadar işçi sınıfının kurtuluşu için çalışan örnek devrimci, Türkiye Komünist Partisi’nin ulu çınarı Mehmet Bozışık’ı ölümünün dokuzuncu yıldönümünde anıyoruz.



İşçilerin Boz Mehmet’i 21 Eylül 1901’de bugün Yunanistan sınırları içinde bulunan Kavala’da doğdu. Komünist mücadeleyle 1918 yılında sendikalaşma çalışması içinde tanışan Mehmet Bozışık 1927 yılında TKP üyesi oldu ve partinin çeşitli organlarında görev yaptı. 1932 yılında TKP’nin 4. Kongresinde Merkez Komite üyeliğine seçildi. Bozışık mücadele yaşamında 9 kez tutuklandı, 16 yıl hapis yattı ve beş kez sürgün cezasına çarptırıldı. En zor koşullarda bile partili olma bilinciyle hareket etti, inançla ve dirençle yaşadı.
Bozışık’ın ilginç bir anısına göre bir gün hapishanede, Bilen yoldaş, Nazım Hikmet ve kendisi tel örgüden parmaklarıyla tutuşarak “Türkiye Komünist Partisi’nin saflarında işçi sınıfının kurtuluşu, köylülerin ve halkın demokratik hak ve hürriyetleri için hayatımızın sonuna kadar savaşacağımıza and içeriz.” diye söz verirler.
Bozışık, tıpkı iki yoldaşı gibi bu söze hep bağlı kaldı. Hapishaneden her tahliye edildiğinde, nerede kalmıştık diyerek yeni koşullarda mücadeleye nasıl devam edeceğini düşünürdü ve en kısa sürede partinin gösterdiği doğrultuda üzerine düşen görevleri yerine getirmeye başlardı.
Bozışık devrim yolunda kısa mesafe koşucusu değil, nefesini ve direncini çok iyi ayarlayan bir maratoncuydu.
Bozışık yaşamının son evrelerinde TKP’nin likidasyonuna karşı koyma ve Partiyi ayağa kaldırma mücadelesine tereddütsüz katıldı. Ürün’ü çıkaran kadrolar arasında yer aldı. Sürekli yazarı olduğu Ürün’de gençlerin parti ruhuyla yetiştirilmesine özel önem verdi. TKP’nin yeni kuşağa taşınmasını “geleceğimiz için en önemli gelişme” olarak tanımladı.
Bir asra yaklaşan yaşına bakmayarak 1 Mayıslara, işçi grevlerine, gösterilere, anmalara, Cumartesi annelerinin eylemlerine, öğrencilerin direnişlerine katıldı.
Katıldığı bütün etkinliklerde gür sesiyle söylediği Enternasyonal marşıyla devrim inancını ve coşkusunu herkese duyurdu.
27 Ağustos 1998 Perşembe günü İstanbul Samatya SSK Hastanesinde diyaliz makinesine bağlıyken sonsuzluğa karıştı.
30 Ağustos 1998 Pazar günü yoldaşlarının omzunda Feriköy Mezarlığı’nda, vasiyetine uygun olarak, dini tören yapılmadan ve Parti bayrağına sarılı tabutuyla toprağa verildi.
Boz Mehmet son yazısında yoldaşlarına “Mücadeleye devam zaferimizin teminatıdır” diye seslenmişti. Kapitalizme ve emperyalizme karşı mücadelemizi, onun hep hatırlattığı gibi, zafere kadar sürdüreceğiz. Sömürüsüz ve savaşsız yeni bir dünya kuracağız.

 
Yazarın Diğer Yazıları
 Cengiz Çandar’ın Yeni Hedefi
 Yanlış Tarih, Yanlış Politika
 Ordu ve AKP
 Hesap Vakti
 Akıl Tutulması
 Tarih Hızlanıyor
 Merhaba
 Gündemden
 Haydi, Devrimci Dayanışmamızı Göstermeye
 Libya Gündeminden
 1 Mayıs Gündemi
 Seçimden Önce
 12 Haziran 2011 Seçiminde Tutumumuz
 12 Haziran 2011 Seçim Sonuçları
 Seçimden Sonra

 
İrtibat: 0212 - 245 28 11
E-posta: posta@urundergisi.com | RSS