Sosyalist Dergi: 25 |  ÜRÜN |
TKP Yaşıyor, Savaşıyor



Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP) 88. kuruluş yıl dönümü etkinliği, Cağaloğlu’ndaki Türk Tabipler Birliği İstanbul Şubesi’nin, Sevinç Özgüner Toplantı Salonu’nda yapıldı. Her aşaması kollektif çalışmaya dayalı özverilerle gerçekleştirilen etkinlikte TKP’nin kuruluşu coşkuyla kutlandı.
7 Eylül 08, Pazar günü saat 14.30’da başlayan etkinlik programında, TKP emektarı Bekir Karayel’in gerçekleştirdiği açılış konuşması, her toplumsal kesimden gelen konuşmacıların yer aldığı bir konuşmalar bölümü, TKP tarihini anlatan film gösterimi, İlkin Manya (Âşık Sarıcakız) ve Grup Güneşli Dünya’nın gerçekleştirdiği müzik dinletisi yer aldı. Ayrıca etkinlik boyunca şiirler okundu.

Hazırlıklar
Bugün için, her yıl olduğu gibi haftalar öncesinden başladık hazırlıklara. Toplantılar yaptık ve ayrıntılı iş bölümü… Her insanımızın emeği vardı bu etkinliğimizde. Salonun ayarlanması ve etkinliğe hazır hale getirilmesi; film gösteriminin, müzik ve şiir dinletisinin ve sahneye konulacak oyunun hazırlanması; yiyecek, içecek, ikram hazırlıkları; kitap standı; davetiye, afiş tasarımı ve bunların dağıtılması; konuşmacıların hazırlıkları; teknik alt yapı… Daha nice nice emek, alın teri.
7 Eylül 2008, saat 14.30
Bütün hazırlıklar tamamdı. Salon katılımcılarla dolmuş hatta bazıları ayakta kalmıştı. Etkinliğimiz, başta TKP saflarında mücadele ederken yitirdiklerimiz olmak üzere tüm devrim şehitleri için yapılan saygı duruşu ve hep bir ağızdan okunan Enternasyonal Marşı ile başladı. Ardından söz, açılış konuşmasını yapmak üzere, partimizle yaşıt olan, TKP emektarı Bekir Karayel’deydi.
Bekir Karayel konuşmasında Mustafa Suphi ve arkadaşlarının kurduğu Türkiye Komünist Partisi’nin mücadelesinin tüm baskılara rağmen bugüne geldiğini anlattı. Ayrıca Bekir Yoldaş, “Memleketimizin bu gerçek komünist partisini savunan Ürün çevresinde bir araya gelmiş yoldaşlarımızın ve TÜM-İGD’li gençlerimizin katkısıyla organize ettikleri partimizin 88. yıldönümünü kutlamak üzere bir araya geldik. Böyle fedakâr yoldaşlarımız varken, eski dünya sona erecek, kalplerimizdeki tek bir işçi milleti bir araya gelecektir.” diyordu.

“Havaları dinle bir: Sesimiz yanındadır, sesimiz seninledir...”
Açılış konuşmasının ardından değişik toplumsal kesimlerden arkadaşlarımız “Neden sosyalist mücadele, neden TKP” konulu konuşmalar gerçekleştirdiler. İşçisi, köylüsü, genci, yaşlısı, kadını, erkeği, Türkü, Kürdü… her konuşmacının yüreğinde devrim ateşi, bilincinde TKP’nin açtığı ışıklı yol vardı.
İlk söz tekstil işçisi arkadaşımız Yetgül’deydi. Bize işçi sınıfının güncel meselelerini aktaran Yetgül arkadaşımız, işçi sınıfının kurtuluşunun ancak ücretli kölelik düzenin ortadan kalkmasıyla, yani devrimle sağlanabileceğini, işte bu noktada TKP’nin öneminin ortaya çıktığını belirtti.
Daha sonra eğitim emekçisi Gökhan arkadaşımız bize eğitim ve kamu emekçilerinin penceresinden bir bakış sundu. Kamu emekçisinin siyaset ile ilgilenmesinin kaçınılmaz olduğunu belirten Gökhan arkadaş, konuşmasında kamu emekçilerinin geçmiş deneyimlerine değinirken TÖS kurucularından Süleyman Üstün hocamızı da andı.
Sıra “topraktan öğrenip kitapsız bilenler”deydi. Ege’de köylü çalışması yürüten Özge arkadaşımız bize gittikçe yoksullaşan köy ekonomisinden bahsederken işçi ve köylülerin çıkarlarının nasıl ortaklaşabileceğini gösteriyordu.
Söz işçilerin en eski örgütlerinden biri olan sendikalarda mücadele yürütenlerdeydi. Senem arkadaşımız sendikal dünyada sınıf partisinin önemini anlatan bir konuşma gerçekleştirdi bizlere. Sınıf ve kitle sendikacılığına vurgu yaptığı konuşmasında sendikaların ekonomik mücadele araçları olduğunu ve ancak komünistlerin çabalarıyla etkin olabileceklerini belirtti.
Toprağı tırnaklarıyla kazarak hayatı doğuran kadınlardan biri kürsüdeydi şimdi de. Aslı arkadaşımız sınıf meselesinden bağımsız olarak çözülemeyecek olan kadın sorununu anlattı bize. Ceylanpınar’da boğulanlar, Bursa’da yananlar, Novamed’de direnenler konuşuyordu kürsüden.
Yıllardır süre gelen inkâr ve imha politikalarına direnenlerden biri kürsüdeydi şimdi. Ulusal sorun ve anti-emperyalist mücadele üzerine konuştu Serhat: “Kardeş Türk ve Kürt halkları da emperyalizme karşı dövüşen Irak, Filistin, Afganistan halklarıyla omuz omuza Ortadoğu Halklarının Devrimci Çemberinin kurulması ve emperyalistlerin tüm Ortadoğu’dan defedilmesi için mücadele edecektir. TKP bu mücadeleye dün olduğu gibi bugün de yol gösteriyor.”
İşçi emeklisi Zeki arkadaştaydı sıra. Mücadeleden emekli olmayanların sesini taşıdı bize. “Emekliler kapitalizmde yedek işgücü işlevini yerine getirdikleri için ancak bazen asgari ücret, bazen de asgari ücretin de altında bekçilik, seyyar satıcılık, şoförlük gibi işlerde çalışabiliyor.” Emekli maaşıyla geçinebilmek ise artık bir hayal. Haydi, emekliler mücadeleye diyordu.
Alanlarda “Gençlik devrim istiyor!” sloganını haykıran üniversite öğrencilerinin de söyleyecek sözleri vardı. Fethiye arkadaşımız konuşuyordu: “…öğrenci gençliğin sınıftan koparılmaya ve etkisizleştirilmeye çalışıldığı bir süreçten geçiyoruz. İşte tam bu noktada işçi sınıfının öncü gücü TKP’nin önemini, anlamını ve en önemlisi gerekliliğini daha çok hissediyoruz.”
İlerici liseliler mücadelesini yürütenlerden birisinde, Eyüp arkadaştaydı söz. “Sermayedarların ve gericilerin liseler üzerindeki egemenliği çok uzun sürmeyecek! Kökü çok derinlerde olan bu geleneğin rehberliğinde yapacak çok işimiz var, biliyoruz!” diyordu.
Ağır günlerin, ölüm haberleriyle gelen günlerin 12 Eylül’ün tanıklarından biri olan Mehmet arkadaş konuşuyordu. Avukat Ahmet Hilmi Feyzioğlu öldürülmüştü yanı başında. O günleri ve beraber yaptıkları çalışmaları anlattı bize…

Hukuk alanında mücadele yürütenlerden birinde, Murat arkadaşımızdaydı son söz. İşçi sınıfının hukuki haklarını da mücadeleyle kazanabildiğini, bu hakları sonuna kadar kullanırken hukuki haklarımızı hem korumak, hem de geliştirmek görevinin, kapitalizm ayakta kaldığı sürece, daimi olacağını anlattı.

Dünyanın her yerindeyiz
Kısa aranın ardından, TKP tarihini anlatan film gösterimi yapıldı. TKP tarihinden sayfalarla dolu olan filmde, 2008 1 Mayıs’ından da görüntüler yer aldı. Film gösterimi sonunda “TKP yaşıyor, savaşıyor!” sloganı coşkuyla atılıyordu.
Film gösteriminin ardından Merve’deydi sıra, “Deli ya da Veli” adlı kısa oyunu sunmak için. “Bizler tarlada hasat, okulda bilim, fabrikada şartel, makine... Bizler Türkler, Kürtler, Araplar, Lazlar, Çerkezler, Romanlar, Türkiye’liler... Bizler aş, ekmek, özgürlük isteyenler. Karada fabrika, denizde makine dairesiyiz. Dünya’nın her yerindeyiz.” diye sesleniyordu “Usludan yeğ olan delilerimiz” sahneden.
Oyunda anlatıldığı gibi bizler dünyanın her yerindeyiz. İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, Mersin’de, Dersim’de, Kastamonu’da, Bergama’da, İzmir’de, Ankara’da, İstanbul’da, Berlin’de... Evet, her yerdeyiz. Etkinlik boyunca partimizin 88. yıl dönümünü kutlayan mesajlar geldi, dört bir yandan coşkumuza coşku, umudumuza umut katan. Berlin’den Hasan Tezcan dostumuz 10 Eylül’ü kutlayan gepegenç insanların devrim, sosyalizm, TKP coşkusundan etkilendiğini ve kendini onlarla birlikte gençleşmiş hissettiğini belirterek, 12 Eylül öncesi mücadelesinden kesitler sundu.

Türkülerdeydi sıra…
Oyunun ardından müzik dinletisindeydi sıra. İlk önce sahneye eski Birlik Dayanışma emektarlarından Âşık Sarıcakız olarak da bilinen İlkin Manya çıktı. İlk önce kendi yazdığı şiiri okudu bize:
“Sen işçinin, emeğin, aydının, yurtseverin
Sen halkın yarınının sesisin
Sen TKP’sin”

diye biten. Daha sonra o güzel sesi ve sazıyla türküler söyledi. Söyledik hep bir ağızdan.
Son olarak sahne Grup Güneşli Dünya’nındı. Çeşitli dillerden halk türküleri, marşlar “bizim” şarkılarımız söylendi hep bir ağızdan. Genci, yaşlısı, kadını, erkeği eşlik ediyorduk Grup Güneşli Dünya’ya:
    Tek sesle haykıran binlerce ağızdan
    Haykırırız savaş şarkımızı
    Sonsuz inancımızla zafere
    Dinleyin yükselen işçinin gür sesini
    Sarsarak gökleri haykırıyor, ileri!
    Örgütlü bir halkı hiçbir kuvvet yenemez

“kavga sesleri geliyor köylerden ve şehirlerden”
Gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan bir dünyanın mücadelesini 88 yıldır verenler olarak etkinliğimizi büyük bir coşkuyla söylediğimiz TKP Marşı’nı okuyarak bitirdik. 10 Eylül etkinliğimiz 1980’lerin ikinci yarısında başlayan likidasyonu sona erdirme, birbirinden ayrı düşmüş kadroların gücünü birleştirme, yaraları sararak partiyi ayağa kaldırma iradesinin gitgide güçlendiğini açıkça ortaya koydu. 1920’de devraldığımız mücadele bayrağını, her yıl biraz daha yükselteceğiz.
Nice nice yıllara yoldaşlar!

 
Yazarın Diğer Yazıları
 Cengiz Çandar’ın Yeni Hedefi
 Yanlış Tarih, Yanlış Politika
 Ordu ve AKP
 Hesap Vakti
 Akıl Tutulması
 Tarih Hızlanıyor
 Merhaba
 Gündemden
 Haydi, Devrimci Dayanışmamızı Göstermeye
 Libya Gündeminden
 1 Mayıs Gündemi
 Seçimden Önce
 12 Haziran 2011 Seçiminde Tutumumuz
 12 Haziran 2011 Seçim Sonuçları
 Seçimden Sonra

 
İrtibat: 0212 - 245 28 11
E-posta: posta@urundergisi.com | RSS