Sosyalist Dergi: 13 |  ÜRÜN |
İSTANBUL SENDİKALAR BİRLİĞİ

Yeni kurulan ve örgütsel alt yapısını tamamlamaya çalışan İstanbul Sendikalar Birliği, DİSK, KESK, Türk-İş konfederasyonlarına bağlı İstanbul’daki çeşitli şube yöneticileri ve sendika temsilcilerinin katılımıyla toplandı. Şişli’de La Bella düğün salonunda yaklaşık 500 kişiyle yapılan toplantıda 1 Nisan’da kurulan Birliğin çıkış nedenleri ile birlikte önüne koyduğu bazı hedefler tartışıldı.

Temsilciler, ağırlıkla kurulan bu Birliğin konfederasyonlara ve Emek platformuna alternatif olmadığını söyleyerek konuşmalarına başladılar. Emek platformunun ve konfederasyonların genel örgütlülüğünün İstanbul Sendikalar Birliği’nin yerel boyuttaki örgütlenme şekliyle karıştırılmaması gerektiği sendika temsilcilerinin yaptığı açıklamalar arasındaydı. Aslında, görünen o ki, Birliğin çağrısına uygun olarak toplantıya gelmeye ‘karar veren’ temsilciler henüz sendikaları ve konfederasyonları karşılarına almaya cesaret edecek bir sağlam duruş içinde değil. Yılların getirdiği suskunluk ve durgunluk içinde atıl kalan temsilcilerin bu tavırlarının şimdilik kaydıyla doğal karşılanması gerekiyor.

Sendikaların ve üst örgütlerinin yıllardır havanda su dövmeyi marifet saydıkları, sınıf çıkarlarını hiçbir zaman ön plana almadıkları bir süreçten geçiyoruz. İşçi sınıfına karşı yapılan en kapsamlı saldırıların dahi birkaç uzmana yazdırılan basın açıklamalarıyla geçiştirildiği bir dönemin sancılarını yaşıyoruz. Ne özelleştirmelere, ne işten atılmalara, ne esneklik uygulamalarına, ne kölelik düzeni öngören yasa değişikliklerine bütünsel bir karşı koyuş gerçekleştirilmiyor.

Bu durumu sadece kitlelerin eylemden kaçma eğilimiyle ve 12 Eylül psikozuyla açıklamak işin kolayına kaçmaktır. İşçi sınıfının öncü örgütlenmesinin disiplini olmadan delege oyunlarıyla başta kalmayı en büyük meziyet sayan bir sendikal anlayışın insanlarımızı getirdiği nokta işte burasıdır.

İstanbul Sendikalar Birliği adıyla kendi hukukunu, tüzüğünü ve disiplinini oluşturmaya çalışan bu iyi niyetli çabanın eksikliklerinin bu gözle okunması daha doğru olur. Katılan temsilcilerin arasında nispeten daha gençlerin ağırlıkta olduğunu gördük. Bu da, henüz ‘kaşarlanmamış’ bir kitlenin varlığı anlamına geliyor elbette. Şimdilik ‘büyüklerini’ küstürmemeye gayret eden, aşırı bir yumuşak söylem kullanarak ilerlemeye çalışan Birliğin hızla bu yapısından kurtulması gerekiyor.

Konuşma yapanların çoğu, Birliğin sınıf çıkarlarını esas alan birleşik mücadeleyi örgütlemeyi hedef olarak önüne koyması gerektiğini söyledi ve sermayenin saldırılarına karşı nasıl bir perspektif geliştirilmesi gerektiğini tartıştı. Bu temelde özelleştirmeler, iş kanununda yapılmak istenen değişiklikler, kamu personel rejim yasası, 1 Mayıs ve savaş gündemleri üzerinde ayrıntılı bir şekilde duruldu. 1 Mayıs’a gerek işçi sınıfının gerekse kamu çalışanlarının güçlü bir şekilde katılımı için çalışmaların daha da yaygınlaştırılacağı vurgulandı. Ayrıca, 1 Mayıs’ta işçi sınıfına iş bırakma ve genel grev örgütleme çağrısı yapıldı.

Şimdilik biraz dağınık bir görünüm sergileyen İstanbul Sendikalar Birliği oluşumunun, hızla somut bir program etrafında örgütlenmesi gerekiyor. Aksi takdirde, her grubun kendi politik sloganlarını öne çıkartmaya çalıştığı bir yapay platform olmaktan öteye gidemez.

Bu çerçevede, İSB etrafında örgütlenen sendika şubelerinin işçi sınıfının çıkarları temelinde gösterdikleri kararlılığa çok önem verdiğimizi belirtelim. Sendikaların merkezi düzeyde yaşadıkları ataletin, işçi sınıfı ideolojisinden uzaklıklarının, eylemlerden ısrarla uzak durmaya çalışıp işi bakanlıklarda pazarlıklarla çözmeye çalışmalarının önüne, ancak, işçilerin ısrarla haklarının takipçisi olmalarıyla aşılabileceğini tekrar etmek gerekiyor.

İyi niyetli bir çaba olarak ortaya çıkan Birliğin, hızla işçi sınıfının taleplerine cevap verebilecek bir örgütlülüğe kavuşması için desteklenmesi gerekiyor. Bu amaçla çalışmalara müdahil olunmalıdır.



 
Yazarın Diğer Yazıları
 MERHABA
 Onbeşleri Andık
 Gündemden
 Oğuzhan Müftüoğlu ve Arkadaslarına Açık Mektup
 Kıbrıslı Türkler Kardeşimizdir, Eşitimizdir, Dostumuzdur
 Libya Gündeminden
 Bıçak Kemiğe Dayandı
 Merhaba
 Atılım Üzerine
 Engin Ardıç’ın İftiracılığı Tescil Edildi
 AKP 12 Eylül Rejiminin Yeni Efendisi
 Şiir: Gerileyen Türkiye Yahut Adnan Menderes’e Öğütler
 Merhaba
 Hrant Dink’i anıyoruz
 Barış bölmez, birleştirir

 
İrtibat: 0212 - 245 28 11
E-posta: posta@urundergisi.com | RSS