Sosyalist Dergi: 21 |  İbrahim Sertçelik |
Kadrolar Üzerine

Toplumumuzda yaşanan bu kadar kötü gidiş var. İnsanlar doğaya, topluma ve kendine karşı yabancılaşıyor. İnsanlar umutsuz ve mutsuz. Bu mutsuzluk tüm toplumsal kesimlere sıçramış durumda. Sendikalı işçi sayısı gittikçe düşüyor, sendikalar işlevsiz durumda. Sokakta gizli güçler eliyle sivil-faşist terör tırmandırılıyor. Bu tırmanışa karşı koyacak güçler dağınık durumda. Yani, sorun çok. Bu belirttiğimiz sorunları acilen çözmeye başlamamız gerektiğine de inanıyorum. Peki, bunu nasıl bir insan malzemesi ile yapacağız! Toplumdan kopmadan, ondan soyutlanmadan bu toplumsal sorunlarımızı nasıl çözebiliriz? İç yapımızda öyle güçlü bir enerji ve bilgi üretelim ki, bu, diğer toplumsal kesimleri de harekete geçirsin. Bu enerji birikimini hangi malzemeyle, hangi kadroyla işleyip günü ve yarını kazanacağız?

Lenin, "Parti kapılarını sadece, toplumun komünist ilkeler üzerinde yeniden kurulması için dövüşen, iradelerini partinin iradesine bağımlı kılmış, sebatlı devrim savaşçılarına açmalıdır" diyordu. Ve Leninist formülasyon kısaca şöyleydi:

"Partinin programını benimseyen ve partiyi hem mali olarak, hem de örgütlerinden birinde bizzat çalışarak destekleyenler parti üyesidir."(Toplu Eserler, cilt 6, s. 476)

Lenin'in eserlerinde bu konuda birçok polemik bulabiliriz.

Partili olma bilincine sahip kadrolar,militanlar olmadan günü ve dönemi kazanmak mümkün değildir. Çünkü ülkemiz ve dünyamızda ideolojik olarak her şeyin flulaştırıldığı bir dönemden geçiyoruz.Bu günler kendine komünistim diyen kadroların her şeylerini ortaya koydukları dönemler olmalıdır. Olağanüstü bir yoğunlaşma, yine olağanüstü örgütlenme ve güç birikimi ile, halklara ve sınıfa karşı yapılan bu çok yönlü saldırı durdurulabilir. Bu saldırı dönemi tüm emek güçleri için kısa vadede hayatta kalıp kalmama, yeniden yaşama müdahale edip edememe sorunudur.

Bu cendereden çıkışın ana dayanağını oluşturan komünist kadronun özelliklerini bir kez daha hatırlayalım.

Kadronun alfabesi
 Marksist-Leninist ilkelere bağlı olarak hareketin program ve tüzüğünün benimsenip kabul edilmesi
Marksizm-Leninizm komünist dünya görüşünün ideolojik temelidir.Bu devrimci teorinin bilinmesi, ilkelerini yaratıcı bir biçimde pratik eyleme uygulama yeteneği, çalışmaların bilimsel bir temele oturtulması her komünist kadro için can alıcı öneme sahiptir. Bu önem Marksizm-Leninizmin iyi öğrenilmesi ve bunun iyi aktarılıp,uygulanmasından kaynaklanır. İdeolojik inanç bir kadronun silahı, dayanıklılık ve kararlığının kaynağıdır. Marksizm-Leninizmi incelemek, sorunların çözümüne doğru yaklaşımı bulmak ve toplumsal gelişim yasalarını anlamak ihtiyacı her komünistte olmalıdır. Hareketin program ve tüzüğünün iyi bilinip özümsenmesi birlikte hareketin de temel noktasıdır. Bizi birbirimize bağlayan ana bağ, program ve tüzüğün ortak kabulüdür.

Bir kadro parti politikasını mekanik olarak değil, bilinçli olarak uygular ve politik, ideolojik bilgi ve olgunluğu arttıkça parti kararlarını daha bilinçli olarak yerine getirir. Parti politikasını halka daha iyi açıklar ve çalışması daha etkilidir.

Devrimci kuramı öğrenme gereksinimine ek olarak bir komünist kadro, burjuva ideolojisinin bütün görünümlerine, özel mülkiyet psikolojisinin kalıntılarına, dinsel önyargılara karşı amansızca savaşandır. Bu iki sorun birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Düşman ideolojiye karşı başarılı mücadele ancak devrimci kuram üzerine düzenli çalışmalar ve doğru düşünce ve ilkelere Bolşevikçe bağlı kadrolarca verilebilir.

2. Hareketin kararlarına uyma, etkin katılım
Lenin, "Komünistler aynı şekilde düşünenlerin oluşturduğu bir ailedir. Bu yüzden temel sorunlarda birlik olmadan çalışamayız ve tüm çalışmalarımızı parti kararları ışığında sürdürmeliyiz." demişti. "Sorunu tartışmak, değişik görüşler dile getirmek ve duymak, örgütlü Marksistlerin çoğunluğunun görüşlerini belirlemek, bu görüşleri karar altına almak, işte mantıklı insanların birlik dediği şey budur. İlgili organlarca bir karar alındıktan sonra, bütün parti kadroları tek bir insan gibi davranmalıdır." demişti Lenin.

Bir komünist kadro olmak her şeyden önce istek ve eylemleriyle partinin istek ve eylemlerini kaynaştırmak, örtüştürmek anlamına gelir.
Lenin parti birlik ve dayanışmasını tahrip etme, ayrılık ve kargaşa ruhuna sokma, onu zayıflatıp yok etme çabalarının her türlüsüne karşı çıkmıştır. Parti birliğini korumak ve güçlendirmek, her zaman bir komünist kadronun birincil görevi ve yükümlülüğüdür. Komünist kadro olmak partinin yüksek ideallerine yaraşır bir yaşam sürdürmek ve onun koyduğu yasa ve kurallara uymaktan geçiyor.

Azınlığın çoğunluğa ve alt organların üst organların kararlarına kesinlikle uymaları işleyişin ana temellerindendir. Her kadronun üzerine düşen görev kongreler arası sürede partinin iradesini temsil eden Merkez Komite kararlarına tereddütsüz uygulanmasıdır.

Liberal bir mantıkla ortaya sürülen tembellik hakkı ve benzeri görüşler partiyi zayıflatacağı gibi alınan kararların uygulanmasını da zorlaştıracak anti-Leninist görüşlerdir. Yakın tarihimizde denenmiş bu modellerin çıkış olmadığı da görülmüştür.

3. Örgütlü ve örgütle çalışma, disiplin
Lenin yazılarında, tekrar tekrar partinin gücünün üye sayısından daha çok üyelerin yüksek nitelikleri, parti ilkelerine bağlılıkları, iyi örgütlülük ve disiplinleri tarafından belirlendiğine işaret etmiştir.

Bir komünist kadro, toplumun önderidir, ondan kitleleri örgütlemesi, onlara örgüt politikasını anlatması, her yerde ve her zaman bir örgütçü ve propagandacı olması beklenir.

Parti yaşamının en önemli Leninist ilkelerinden biri de tüm parti üyelerini eşit olarak bağlayan parti disiplinini gözetmektir. Parti disiplini tüm komünist kadrolardan, programla tüzüğe sahip çıkılmasını, parti örgütlerinin kararlarının yerine getirilmesini ister. Gerçek bir komünist kadro için bu yük değildir. O bu istekleri bilinçle ve gönüllü olarak yerine getirir.

Komünistlik her şeyden önce komünizmin büyük ideallerinin gerçekleşmesi için partiye, ülkeye, halklara, bütün dünyanın emekçilerine karşı tarihi sorumluluk duygusu beslemektir.

Örgütlülüğün öcü gösterildiği, örgütle korkunun eş anlama geldiği dönemlerden geçtik. Ama şunu anlamalıyız ki, en basit haliyle bile uygar insan olmak örgütlü bir insan olmaktan geçiyor. Seviyesi ne olursa olsun toplumun tümünün örgütlülüğünü savunmak ve bunu yükseltmek her kadronun görevidir.

4. Aidat sorunu
Kadronun ana vazgeçilmezlerinden biri de aidatların düzenli olarak ödenmesidir. Basit gibi görünse de, aidatları aksatmak, bir komünist kadronun partiye saygısızlık gösterebileceği, disiplinden yoksun olduğu ve zor şartlara hazır olmadığı anlamına gelir. Aidat ilişkisi kurumsal ilişkinin ana belirleyicilerindendir.

Unutulmamalıdır ki, mücadele belirli bir ekonomik bütçeyle yapılıyor ve mücadelenin gelişiminin ana unsurlarından biri de aidatlardır. Propagandanın temel kaynağı da kadroların vereceği aidatlardır. Harekete gelir sağlayacak farklı mali kaynaklar yaratılmaya çalışılabilir. Bu kaynaklar kesinlikle meşru yöntemler olmalıdır. Genel yaşam mücadelemizi ortaklaştırmak, bireysel olarak maddi olanaklarımızın artırılmasında yardımlaşmayı sağlamak, hareketin de maddi olanaklarının artmasını getireceğinden, maddi olarak dayanışmayı geliştirmek gerekmektedir. Bir örgütün ana mali kaynağının üye aidatlarından oluştuğu hiçbir durumda unutulmamalıdır.

5. Eleştiri ve özeleştiri
Eleştiri ve özeleştiri bir hareketin olmazsa olmaz koşullarından biridir. Hareketin ve kişilerin gelişmesine, zorluk ve eksiklerin eşlik ettiği hepimizce bilinen bir olgudur. Eleştiri onları bulmaya ve yok etmeye yardım eder.
 
Yoldaşların hatalarını gizlemek ancak yoldaşlarına ve ortak davaya zarar verir. Derin arkadaşlık ve yoldaşlık duygusu, bir diğerinin yaşamında ve çalışmasında eksiklerini gidermek için yardım etmek çabasında kendini gösterir. Birimizin hata ve zaafı hepimizin giderilmesi gereken hata ve zaafıdır, çünkü bu yalnızca kişiye zarar vermekle kalmaz, kolektife zarar verir.

Lenin, "komünistlerin görevi, hareketteki hataları örtbas etmek değil, açıkça eleştirerek daha hızlı ve köklü bir şekilde bu hataların düzeltilmesini sağlamaktır" der. Bizim gibi kültürün fazla gelişmediği toplumlarda eleştirinin yalnızca yıkıcı yönü öne çıkarılan burjuva bir yöntem olarak algılandığını biliyoruz. Yapıcı eleştiri ve öz eleştirilerinin de yapılabileceğini, her kadro, her aktivist gösterebilmelidir.

Kadronun genel özellikleri
Komünist kadro bilinçlidir, kendini sürekli geliştirir, kendini yeniler, düzeni iyi kavrar, dönemini iyi izler, düşmanı iyi takip eder, görevlerini çalışmalarını sürekli gözde geçirir ve bunları yaparken gerçekten samimidir, dürüsttür, açıktır.

Komünist kadro, duygu bakımından, düşünce bakımından, kolektif iradeyi kullanma bakımından güçlü olmalıdır. Çünkü kapitalist düzenin birçok geri özelliğinin etkisini taşıyoruz. Bu geri özelliklerle savaşma yeteneğini gösteren gerçek kadrolardır.

Komünist kadro, stratejik ve taktiksel hedefleri iyi belirleyen, dönemin hedeflerini iyi koyandır. Stratejik hedefler konur fakat stratejik hedeflere ulaşmak ve başarılı olmak günlük pratikle, günlük çalışmayla başarılabilir. Günlük mücadeleyi boşlayan, günlük mücadelesini stratejik hedeflere bağlayamayan başarılı olamaz. Tabii ki günlük başarı belli bir taktik plana, stratejik bir hedefe bağlanmak zorundadır.

Bir parti kadrosunun bir kitle önderi olarak saygınlığı ve etkisi, işinde, toplumsal yaşamında, yaşama biçiminde örnek olmasıyla doğru orantılıdır. Bir kadronun saygınlığını, kendini beğenmişlik, duygusuzluk, insanlara karşı biçimsel ve bürokratik bir tavır takınmak kadar hiç bir şey tahrip edemez. Bir komünist kadro yüksek karakterli, ahlakça saf bir insan olmalıdır. Parti ondan komünist ahlak ilkelerine uyması ve toplumun çıkarlarını kendi dar bireysel çıkarlarının üzerinde tutmasını ister.

Bir komünist kadronun partililik duygusu, ideolojik inancı, parti davasına kendisini adaması, güçlüklerle mücadelesinde ve onların üstesinden gelme yeteneğinde denenir. İnsanlar bir parti üyesini halka karşı biçimsel, bürokratik, duygusuz ve ham davranışlarla mücadelesinin sağlamlığıyla, söz ve eyleminin birbirine uygunluğu ile ölçer.

Bir komünist kadronun partili olma özellikleri, doğuştan gelme nitelikler değildir. Bu nitelikler kolektifin de , parti örgütünde çalışma tarzı ve Leninist ölçüleri gözetmesiyle kazandığı bir dizi deneyim sonucunda edinilir. Birbirleriyle kaynaşmışlık, yoldaşça yardım, kişisel sorumluluk, ilkelere uyma, bütün bunlar bir politik savaşçının etkin bir militanın normal özellikleri olmalıdır.

Bir kadro açısından, yaşamını, mücadeleye, harekete bağlı olan kesim ve özel kişisel yaşam olarak ikiye ayıran kötü bir komünisttir. Hayatı bir bütün olarak algılaması gereken gerçek bir komünist böyle bir ayrım yapmaz, yapmamalıdır da.

Sonuç olarak; partili olma bilincine sahip kadrolar, militanlar olmadan günü ve geleceği kazanmak mümkün değildir.
Haydi yapı yerine mücadeleye!...
 
Yazarın Diğer Yazıları
 Solda Bir Burjuva Hastalığı: Kariyerizm
 Kadrolar Üzerine
 Gerçekleri Nasıl Anlatalım?
 PASİFİZM VE ETKİLERİ
 Devrimci ahlak

 
İrtibat: 0212 - 245 28 11
E-posta: posta@urundergisi.com | RSS