Sosyalist Dergi: 23 |  Diğer Yazarlarımız |
Venezüella Referandumunun Anlattıkları... - Alan Woods

Chavez karşıtlarının anayasa değişikliğinin reddedilmesine yönelik sevinçleri erken ve abartılıydı. Venezüella halkının büyük çoğunluğu hâlâ Chavez’i ve devrimi destekliyor ama yorgunluk belirtileri de görülüyor. Daha az laf ve toprak sahiplerine, kapitalistlere, yolsuzluğa bulaşmış yöneticilere karşı daha çok eylem istiyorlar. Kırmızı gömlek giyip 21. yüzyıl sosyalizminden söz ederken gerçek devrimi içeriden baltalayan sözde Chavezcilere karşı bir hareket bekliyorlar.

Gece geç vakitte Ulusal Seçim Konseyi başkanı referandum sonuçlarını açıkladı. Anayasa değişikliği yüzde 50.7’ye karşı yüzde 49.3 oyla reddedilmişti. Kısa bir süre sonra Başkan Chavez , TV’de sonucu kabul ettiğini açıkladı ve “şimdilik” anayasa değişikliklerini onaylatamadıklarını, ama sosyalizmin kurulması için mücadelenin süreceğini belirtti.

Sonuçlar sağ muhalefet ve tüm karşıt güçlerce sevinçle karşılandı. Neredeyse on yıldır ilk kez bir zafer kazanmışlardı. Caracas’ın orta sınıfının yaşadığı lüks semtlerinde kutlamalar başlamıştı: “Sonunda Chavez’in yenilmez olmadığını gösterdik. Sosyalizme gidişi durdurduk, ayaktakımına dersini verdik.” Sevinçleri erken ve abartılıydı. Sonuçlara bakıldığında 2006 başkanlık seçimine göre oylarını sadece yüz bin kadar artırabilmişlerdi. Buna karşılık Chavez’in kaybı 2.8 milyondu. Bu oylar muhalefete gitmemiş, çekimser kalmıştı. Karşıdevrim son bir yılda belirgin bir artış gösterememişti.

Sonuçları etkileyen pek çok etken vardı. Burjuvazi, kamuoyunu biçimlendirecek önemli araçlara sahip. Medyayı örgütleyerek isterik yalan kampanyalarıyla Chavez’i, devrimi ve sosyalizmi kötülediler. Baskı acımasızdı. Katolik kilisesinin rahipleri Chavez’e ve tanrıtanımaz sosyalizmine karşı vaazlar verdiler. Venezüella’nın en çok okunan gazetelerinden Ultimas Noticias’da “çocuklarını devletin gözetimine terk etmek zorunda kalacaklarını ve günah çıkarma özgürlüğünün kalmayacağını” duyuran iki sayfalık bir ilan yer aldı. Bir başka gazete El Carabobo’da “Bugün karar vereceksin, kararın sonsuza dek sürecek” manşeti atılmıştı. Hemen altında Küba’dan boş bir kasap dükkânı ile F. Castro ’nun fotoğrafı ve “ İşte sosyalist Küba” yazısı vardı. Bu ikiyüzlü yalan kampanyaları aynı zamanda uluslararası medyanın “Venezüella’da basın özgürlüğü yok” çığırtkanlığını boşa çıkaran örneklerdi.

Sorun devrimin özgürlükleri kısıtlaması değildi, tam tersine sorun, devrimin karşıtlarına alabildiğince hoşgörülü, eli açık ve sabırlı olmasıydı. Oligarşinin elinde hâlâ devrimi sabote etmek ve sonunda yıkmak için kullandığı önemli bir güç vardı.

‘Hayır’ neden kazandı?

En belirgin etmen, çok sayıda Chavez yandaşının oylamaya katılmaması olarak görülüyor. Neden oy vermediler? Bazı bürokratlar ve orta sınıf solcular halkı ilgisizlikle suçladılar, bu tümüyle yanlış bir değerlendirme. Geçen aralık ayına dek kitleler çoğunlukla Chavez’i desteklediler, şimdi bu yorgunluk neden? Tüm sızlanmalarına karşın oligarşi hâlâ çok güçlüydü, parasını ve gücünü devrimi sabote etmek için kullanıyordu. 2002 darbecileri hâlâ özgürce dolaşıyordu. Basın devrim karşıtı yalanlar yaymaya devam ediyordu; köylü aktivistler öldürülmüştü ve hiçbir şey olmamıştı. Devrimin yoksullara sağladığı desteğe karşın çoğunluk hâlâ yokluk çekiyordu. Konut sorunu çözülememişti ve toprak sahiplerinin, kapitalistlerin üretimi baltalaması, temel besin maddelerinde yetersizliğe neden oluyordu

Halkın büyük çoğunluğu hâlâ Chavez’i ve devrimi destekliyor ama yorgunluk belirtileri de açıkça görülüyor. 9 yıllık bir ajitasyon, gösteriler, konuşmalar, yinelenen seçim ve referandumlarla yoruldular, daha az laf ve toprak sahiplerine, kapitalistlere, yolsuzluğa bulaşmış yöneticilere karşı daha çok eylem istiyorlar. Kırmızı gömlek giyip 21. yüzyıl sosyalizminden söz ederken gerçek devrimi içeriden baltalayan sözde Chavezcilere karşı bir hareket bekliyorlar.

Yeni bürokratlar reform için kitleleri örgütlemede yetersiz kaldılar. Reformu açıklayamadılar, muhalefetin yalanlarına yeterli tepkiyi gösteremediler. Hatta bazıları hareketin içinde 5. kol gibi çalıştı. Sonuçlar açıklandıktan sonra bir radyo kanalına telefonla katılan dinleyiciler, yöneticileri doğru dürüst bir kampanya düzenlememekle suçladılar. Chavezci belediyelerin kampanyaları baltaladıkları bile anlatıldı. Bu bürokratlar muhalefetten daha çok, reformların geçmesinden korktular.

Karşıdevrimcilere aldanılmamalı

Sonuç belli olduktan sonra muhalefetin tutumu çok belirgindi. Eski Savunma Bakanı Baduel, bir uzlaşma önererek Chavez’le pazarlığa oturmak istediğini belli etti. Tüm darbe niyetlerini bir yana bırakıp gülümseyen bir yüzle elini uzattı. Bu akıllı bir manevraydı ama bizde gerçek bir karşıdevrimci olduğu izlenimini pekiştirdi. Devrim asla karşıdevrimcilerin güler yüzüne aldanmamalı. Şekspir, hançer gibi yaralayan gülümsemelerden söz eder. Uzlaşma çağrısı bir tuzak, devrimle karşıdevrim arasında bir uzlaşma olamaz. Çünkü yoksullarla zenginler, sömürenlerle sömürülenler arasında bir uzlaşma yoktur. Bu taktiğin nedeni, muhalefetin Chavez’i doğrudan yıkamayacağını bilmesi. Başarı sarhoşluğu içinde olanlar en aptalları. Tüm güçleriyle uğraştılar, ancak yüz bin oy artırabildiler. İki tarafın öğrenci mitingleri ve kitlesel toplantıları karşılaştırıldığında Chavez yandaşlarının beş kat daha fazla olduğu görülüyor.

Orduya gelince, Venezüella ordusu neredeyse on yıldır devrimci bir fırtınanın içinde yaşıyor. İçlerinde Chavez’e sadık olanlar, karşı olanlar var. Ancak var olan koşullarda ordu, güvenilir bir darbe unsuru olamaz. Darbe iç savaşa yol açar ve bu Venezüella’da kapitalizmin sonu olur.

Burjuvazi, Chavez’in yeniden aday olabilmesini önlemek istiyor. Referandum onlar açısından bu nedenle çok önemliydi.

Chavez’den kurtulabilirlerse hareketi bölüp parçalamaları ve yeniden iktidarı ele geçirmeleri mümkün olabilir. Şimdilik bir ulusal anlaşma temelinde Chavez’in programını sulandırabilir ve Chavezci unsurları demoralize edebilirler. İyi bir taktik, ancak bir problem var: Chavez 5 yıl daha yönetimde. Bu sürede çok şey değişebilir. Bu nedenle yeni bir kurucu meclis, kendi hazırladıkları bir anayasa ile erken seçim istiyorlar. Kazanacaklarına inanıyorlar; çünkü devrim hâlâ sonuca ulaşamadı ve halkın da bir dayanma sınırı var.

Kararlı olmak lazım

Oylamaya katılmama oranının yüksekliği bir uyarıdır. Halk artık söz değil, belirgin değişimler istiyor.

Chavez’in elinde hâlâ var olan anayasaya göre yeterince güç var. Toprak reformunu gerçekleştirecek, kamulaştırmayı sürdürecek yasal desteğe sahip. Yumurta kırmadan tortilla (bir tür pide) yapılamaz, kolları kavuşturup oturarak da devrim yapılamaz. Devrimi savunmak ve karşıdevrimi silahsızlandırmak için kararlı olmak ve gerekli önlemleri almak zorundalar.

(Aporrea gazetesi, Venezüella, 4 Aralık 2007)

Cumhuriyet 10.12.2007



 
Yazarın Diğer Yazıları
 POPÜLİZME AÇIK MEKTUP / Sadık Ekrem
 YOL / Hüseyin Umut
 Sendikal Bakış ve Örgütlenme İlkeleri / Selçuk Kaya
 Emperyalizmin Özelleştirme Saldırısı / Bircan Uğurlu
 Yeniden ve Her Zaman Yol / Kenan Sancar
 Kapitalist Devlet Değişti mi? / Harry MAGDOFF
 ÖZELLEŞTİRSEK DE Mİ YESEK? / İsmet Aktan
 İŞÇİNİN PENCERESİNDEN / Hüseyin Umut
 1917 Büyük Ekim Devrimi / Sadık Ekrem-Ö. Alpsar
 Marks'a Dönüş / Ellen Meiksins WOOD
 Düşüncemizi Nasıl Yayalım / Leo Hubermann
 Partili Bireyin Sorumlulukları / Ali Yıldız
 15-16 HAZİRAN DİRENİŞİ / HÜLYA YEŞİL
 "POST" TEORİLER VE KÜRESELLEŞME / DOUG HENWOOD
 SAĞLIK YASA TASARILARI VE SAĞLIKTA ÖZELLEŞTİRME / SELÇUK KAYA

 
İrtibat: 0212 - 245 28 11
E-posta: posta@urundergisi.com | RSS