Sosyalist Dergi: 11 |  ÜRÜN |
Dünya Komünist ve İşçi Hareketinden: Yunanistan Komünist Partisi Programı - II

GÜNÜMÜZDE DEVRİMCİ VE ANTİ-EMPERYALİST HAREKET

Dünya işçi sınıfının safları genişliyor. Ulusötesi şirketlere bağımlılığı,bunlar tarafından tatbik edilen acımasız sömürüyü tecrübe eden yeni ülkeler ve halklar;sosyalizme açılan geniş anti-emperyalist mücadele cephesinin nesnel güçleri arasına katılıyor,bunların çapını büyütüyor. Her halkın kendi kalkınma yolunu tayin ve uluslararası iş bölümünde eşitlik temelinde yer alma hakkı emperyalist odaklara, kapitalist kuruluşlara ve bunların her türlü uluslararası mekanizmalarına karşı mücadele yürütmekle eş anlamlı hale gelmiştir. Sosyalist dönüşümlere duyulan ihtiyaç ile bütünlük oluşturan bu durum, acilen ele alınması zorunlu bir tartışma başlığıdır.

Birleşmek ve emperyalist yeni dünya düzeni ve sözcülerine karşı mücadele etmek günümüzde devrimci ilerlemenin ana halkalarıdır. Sahip oldukları kazanım ve hakları korumak, uluslararası güçler dengesinde kendi lehlerine bir değişimi gerçekleştirmek, devrimci hareketin yükselişe geçmesini ve muzaffer olmasını sağlayacak yeni bir yönelime uygun koşulları yaratmak için uluslararası işçi sınıfının ve dünya halklarının izlemeleri gereken yol budur.

Bu hedefler çerçevesinde aşağıdaki güçler nesnel olarak bir araya gelecektir:

  • Kapitalist ülkelerdeki devrimci işçi sınıfı hareketi

  • Uluslararası sermayenin dünya çapındaki hakimiyeti nedeniyle son derece güç koşullar altında sosyalist inşayı sürdüren ülkeler

  • Emperyalist odaklar tarafından sömürülen ülkelerdeki anti emperyalist hareketler

Bu güçlerin ortak eylemi emperyalist yayılmacılığa ve pervasızlığa karşı mücadele etme yeteneğine sahiptir. Tayin edici rol uluslarası komünist hareket tarafından oynanabilir ve oynanmak zorundadır. Komünist hareketin örgütsel ve ideolojik olarak parçalanmış olduğu koşullar altında,emperyalizm karşıtı ve sosyalizmi hedefleyen mücadelenin önemli ve kalıcı başarılar elde etmesi imkan dışıdır.

Uluslarası komünist hareketin yeniden inşa edilmesi,mevcut kriz ve gerileme halinden çıkılması,birliğin bir kez daha Marksizm-Leninizm, proletarya enternasyonalizmi ve ortak strateji temelinde oluşturularak somutlanması, uluslarası sermaye cephesine karşı içinde bulunduğumuz mücadele koşullarının dayattığı en acil görevlerdir.

Koordinasyon,ortak eylem,diyalog,komünist hareketin ideolojik kimliği ve günümüzde anti-emperyalist devrimci mücadelenin stratejisi konularında tartışma bu doğrultuda ilerleyebilir ve ilerlemelidir.

Bu süreç reformist ve oportünist görüşlerin, işçi sınıfını asimile ve maniple etmeyi amaçlayan çeşitli teorilerin çürütülmesine ve bunlara karşı azimle mücadele edilmesine mutlak biçimde bağlıdır.

YKP öncülük görevini yerine getirecek ve bu yönelimleri destekleyen,savunan bütün girişimleri tüm gücüyle destekleyecektir. Parti başta Balkanlar,Avrupa ve Akdeniz'de yeni dünya düzenine karşı koordinasyon sağlamak ve ortak eylem örgütlemek olmak üzere kendi girişimlerini sürdürecek ve yoğunlaştıracaktır.

YUNANİSTAN'IN EMPERYALİST SİSTEM İÇİNDEKİ YERİ

Yunan kapitalizmi gelişmesinin son aşamasına bir diğer deyişle tekelci devlet kapitalizmi aşamasına ulaşmış bulunmaktadır. Ülkemizde sosyalist dönüşümler için gerekli altyapı mevcuttur. Bu durum Yunan kapitalizminin ulaşmış olduğu gelişkinlik düzeyinden ve bağrında taşıdığı çelişkilerden de açıkça anlaşılmaktadır.

Yunanistan dünya emperyalist sistemi içinde yer alan orta düzeyde gelişmiş,bağımlı bir ülke konumundadır. Bu durumun tarihsel nedenleri bulunmaktadır. Yunanistan'da kapitalizmin yavaş ve zor koşullar altında gelişmesi güçlü kapitalist devletlerin doğrudan ekonomik, siyasi ve askeri müdahaleleri altında,yabancı sermayeye bağımlılık koşullarında gerçekleşmiştir. Yunanistan'da tekelci kapitalizm,gelişmiş kapitalist ülkelerde olduğundan daha geç ve uluslar arası emperyalist sistemin çoktan kurulmuş olduğu bir dönemde ortaya çıkmış ve bu nedenle nispeten kıt maddi ve teknik altyapı üzerine bina edilmiştir. Tekelci devlet kapitalizmi,diktatörlük sonrası dönemde daha da gelişti, ülkenin yabancı tekelci sermayeye ve uluslararası emperyalizme bağımlılığı arttı. Yunanistan geçtiğimiz onyıllarda,özellikle de 1980'lerde imza koyduğu uluslararası antlaşmalar neticesinde,Avrupa Topluluğu (şimdiki AB) ve NATO çatısı altında emperyalist sistemle organik olarak daha da fazla bütünleşmiş oldu.



 
Yazarın Diğer Yazıları
 Zafer Irak ve Dünya Halklarının Olacaktır - 20 Mart 2003
 DEMOKRASİ AYIBINA SON VERİN! - 15 Mart 2003
 AMERİKA'NIN OLDUBİTTİSİNİ BOŞA ÇIKARALIM - 9 Mart 2003
 SİP’E OY VERMEMEK...- 9 Kasım 2002
 AFGANİSTAN, FİLİSTİN VE SONRASI
  TKP I. Kongresi'nin Sonunda
Mustafa Suphi Yoldaş'ın Konuşması

 MAİ’YE GEÇİT YOK
 8 MART 2000 DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ
 SUSURLUK PENCERESİNDEN TÜRKİYE
 DİSK GENEL KURULU'NA DOĞRU
 MERHABA
 AMERİKA'NIN SUÇ DOSYASI
 İSMAİL ÖZDEMİR'LE RÖPORTAJ
 EMPERYALİST SAVAŞA HAYIR!
 FANTEZİLER VE GERÇEKLER