Sosyalist Dergi: 8 |  Diğer Yazarlarımız |
“İçeri”den “Dışarı”dan Notlar: - Yunus Mansur

ÜÇLEMELER


I- Niçin Masal Söylemiştik?

Adam yine dışarıdaydı. Yasaklar yine üç öğün, yine gece gündüz, yine zehir zıkkım, amansızdı. Yasaktı bin yıllık özlemleri anmak, barış alaylarıyla donanmış bayram ve sevda geceleri, gebe ve bereketli gündüzler yasaktı yine.

“Türküler yasaksa, masallar ne gün için?” demiştik. Ağıtlara boğulan hıncımız, bir acı gülüş olup Keloğlan kesilerek dönüşmez miydi umuda? Mazlumun aklı da ahı gibi köklüdür, derinden gider. Padişahla kara vezirlerini, öyle Zaloğlu Rüstem gibi bir yiğide filan da değil, bir sümüklü keloğlana, hem de keleş oğlana yıktırır. Kırk katırla kırk satırı dayatır da öyle alır hıncını, böyle tazeler gücünü.


II- Hücrede hep Ereğli’den konuşmuşlardı yanındaki bıçkın delikanlıyla, İvriz’den, çevre köylerden, Turşu Osman’dan, Marmara Hüseyin’den, Gavur Ali’nin meyhanesinde olup bitenlerden... Lümpenliğinde bile kendisine özgü bir zerafet üslubu kuran bu çevreyi, bin yıllık geçmişiyle, duraksız akan bir insan selinin kocaman soluğuyla kucaklamak istedi ve Hitit tanrılarının yaşama sevinciyle yüklü su başlarına, pınar gözlerine adamak istedikleri, bağbozumu şenliklerinden süzülmüş bir barış ve kardeşlik masalı söyledi; yasaklanan bayramlarına inat ve Gaybi Köyü’ne, Dedeköy’e selam olarak.


III-Masalın Ardından

Bir masal, binlerce yıl uzaklardan yürüyüp gelmişse günümüze, insanlarla birlikte gelmiştir ve biz dahi yürür gideriz ardı sıra... Çünkü o, bir umut masalıdır, nice savaşlar içinde pişmiş, nice yenilgilerle dövülüp tavlanmış, ama utkular muştulayan özünü hiç yitirmemiş. Çünkü, o güzelim insan ışıltısıdır masallarda şakıyan ve süzülüp durularak, çalkalanıp billurlaşarak her kuşakta taze pırıltılarla filizlenir ve en ölümcül depremlerin gece yıkıntılarından, inatçı sürgünlerle uzanır seher vakitlerine.

Eti Masalı da böyle bin dallı bir can işte. Her yenilgide savaşın binbir yüzünü tanışarak çağlar aşmış, şaman dualarına katık olmuş, Baba İshak cephesinde su vermiş yaralılara, Şeyh Fazlullah kolunda yaralılara, Şeyh Fazlullah kolunda gizemli bir fısıltıya dönüşüp “huruf” ile dolanmış dost dudaklarda. Aydın’da, Karaburun’da, Serez çarşısında “ak libas” bürünüp kavgaya girmiş ve nazlı silüetler gibi salınmış darağaçlarında. Siyaset günleri gelip çatanda, bir hasret türküsüyle kolkola dolanmış Yıldızelini, Banaz yaylasını. Nice Türkmen kocasına yol göstermiş, nice yörük kızlarının dilekleriyle nakışlanıp renklenmiş.

Çağımızda görmüşler onu; Kurtuluş Savaşı’nın umut ve kan göletlerinde yüzerken ve sonra elleri boş, küskün ve aldatılmış, “bir yanı deryada çalkanır”, yaralı ve kırık dönmüş savaş yollarından.

Varmış, ilk kaynaklandığı yere, İvriz toprağına sığınmış. Onsekizinde, yirmisinde öğretmen çıraklarının gönlünde, Gaybi Köyü halkının nadas yorgunu yüreklerinde, ha bismillah bir gayretin çırası olmuş. Bir masal kadar olağanüstü, bir masal gibi sahici.

Masalın delice çarpıntısı adamın nabzına denk düştüğünde, yüreğinde sevda hazırdı zaten. Dekeköy’ün yüksek tepelerinden Halkapınar yönüne dönüp seslendiğinde ise, ellerinde hercai menekşeler, gönlünde dizgin tutmaz hevesler, beyninde en azılı kuşkular vardı. Dünyayı, “dünya gözüyle” görmenin şaşkın hayranlığı bir de.

Bu noktaya gelince insan, ne söz dinler, ne iflah olur. Olsa olsa, bir deli esintinin peşinde, bir burağan yele durur, aranır kendini, aranır yitiğini.



 
Yazarın Diğer Yazıları
 POPÜLİZME AÇIK MEKTUP / Sadık Ekrem
 YOL / Hüseyin Umut
 Sendikal Bakış ve Örgütlenme İlkeleri / Selçuk Kaya
 Emperyalizmin Özelleştirme Saldırısı / Bircan Uğurlu
 Yeniden ve Her Zaman Yol / Kenan Sancar
 Kapitalist Devlet Değişti mi? / Harry MAGDOFF
 ÖZELLEŞTİRSEK DE Mİ YESEK? / İsmet Aktan
 İŞÇİNİN PENCERESİNDEN / Hüseyin Umut
 1917 Büyük Ekim Devrimi / Sadık Ekrem-Ö. Alpsar
 Marks'a Dönüş / Ellen Meiksins WOOD
 Düşüncemizi Nasıl Yayalım / Leo Hubermann
 Partili Bireyin Sorumlulukları / Ali Yıldız
 15-16 HAZİRAN DİRENİŞİ / HÜLYA YEŞİL
 "POST" TEORİLER VE KÜRESELLEŞME / DOUG HENWOOD
 SAĞLIK YASA TASARILARI VE SAĞLIKTA ÖZELLEŞTİRME / SELÇUK KAYA

 
İrtibat: 0212 - 245 28 11
E-posta: posta@urundergisi.com | RSS