Sosyalist Dergi: 33 |  Diğer Yazarlarımız |
NATO Emperyalizmin Zulüm Aygıtıdır* - James Petras



NATO kuvvetleri ile emirleri altındaki paralı askerlerinin, Libya’da Trablus’u işgal etmeleri nedeniyle siyasal açıdan çok trajik bir gün geçiriyoruz.

Her şeyden önce, Libya’ya ve Libya halkına karşı yürütülen bu savaşı 2000’li yılların en büyük suçlarından biri olarak tanımlamamız gerekiyor. Gerçek şu ki, Kuzey Amerika, İngiltere ve NATO güçleri, 188 gündür bu ülkeye bomba yağdırıyor. 188 gündür süren terör ve imhanın yanı sıra NATO’nun karadaki paralı askerleri her tarafı yakıp yıkarak ilerliyorlar.

Bütün dünyada kitle iletişim araçları zafer şarkıları söylüyor ve yıkımı kutluyor.

Trablus’tan gelen haberlere göre sadece bu hafta sonu, paralı güçler tarafından işlenen cinayetler dışında, hava kuvvetleri, 1300’den fazla insanı öldürdü ve 5000’den fazla da yaralı var.

NATO, Libya’nın kontrolünü bu paralı askerlerin elinden aldı. CNN, BBC ve El Cezire gibi tüm televizyonlar ve bütün gazeteler, hep birlikte bu insanlık dışı savaşı kutluyor. Meksika’daki La Jornada gazetesinde bile, savaşı ve NATO’yu destekleyenlerin kutlama fotoğrafları var. Ve sadece bu da değil, başka bir trajedimiz daha var; Avrupa’nın herhangi bir ülkesinde de, Amerika’da da, tek bir protesto bile görülmedi.

Huzurlu bir ülke ve Avrupa’daki en ileri sosyal yardım programından daha iyi bir programa sahip bir başkan imha edilirken, üzerlerine 188 gündür bomba yağdırılırken, hiçbir barışçı veya solcu grup, bu katliama karşı protesto düzenlemedi. Fransa’da Komünist Partisi’nden, Troçkistlere ve sözüm ona anti-kapitalist partiye kadar onlarca örgüt var. Hepsi bu çatışma sürecini “izleyeceklerini” belirterek paralı askerleri desteklediler ve bombalamalara karşı tek bir parmaklarını bile oynatmadılar. Arjantin, Uruguay ve Brezilya’daki solcu gazetelerde boy gösteren ve Marksist diye bilinen bütün şu Fransız entellektüel şahsiyetler, NATO tarafından finanse edilen, desteklenen, yönlendirilen bu ayaklanmanın, bu oyunun parçasıdırlar.

Bu durum büyük bir trajedidir, çünkü emperyalizm ve onun iletişim araçlarının bu suçu desteklemelerini anlıyoruz; ama onlar kutlamaları yaparken, solun –en iyi ihtimalle– sessiz kalışını, hatta kutlamalara katılmasını anlamıyoruz. Sözüm ona zorbaya karşı çıkıyorlarmış. İyi de, zorba kim? Sömürgeci bir güç, bir ülkeye saldırıyor; bu gücün askerleri Trablus’a girmeden önce, bu ülkenin kendi halkı tarafından desteklenen ve kendi ülkesinde meşru olan bir hükümete yaklaşık olarak altı aydır, binlerce, yüz binlerce füze ve bomba yağdırıyor. Ve şimdi bütün halk, hayatını kurtarmak için elinden ne geliyorsa onu yapıyor; hatta şayet işgali kutlamak için dışarı çıkıyorsa, bunun nedeni, kovuşturmaya uğramamak ve cinayete kurban gitmemek içindir.

Bu ülkenin yıkımını tamamlayıp bir sömürge yönetimi kurduklarında, Kaddafi’nin –eğitimin ve ilacın ücretsiz olduğu, işçilerin tatile gidebildiği– bütün sosyal programlarını ortadan kaldıracaklar. NATO’nun hava ve deniz terörizminden kaçmaya çalışırken birçoğu gemilerde ölen, yarı hasarlı teknelerde görülünce terk edilen, sınır dışı edilen binlerce göçmen var. Onlara yardımcı olmak için kollarını bile kıpırdatmadılar. Onları görmezden geldiler, birçoğu hayatını kaybetti. Ortada birçok suç var ve NATO’nun bu korkunç sömürgeci savaşında, düşünmemiz gereken birçok nokta var.

Eğer kitle iletişim araçlarının ne yaptığını merak ediyorsanız, ben size hepsinin onlardan yana olduklarını ve bu zaferi kutlamakta olduklarını söyleyebilirim. Ama daha kötüsü de şu ki, ne Uruguay’da, ne Arjantin’de, ne Avrupa’da, ne de Meksika’da bu sömürgeci savaşın karşısında olan tek bir sol gazete bulamıyorum. Uruguay’ın Brecha gazetesinin bu olay karşısındaki tavrının ne olduğunu ve zamanımızın bu en büyük suçu hakkında nasıl haber yaptığını bilmiyorum.

Eğer ünlü Marksistlerin eskiden işgalleri kınayıp kınamadıklarını soracak olursanız; evet, hepsi zamanında ülke işgallerini kınamışlardı, Kaddafi’den çok daha gerici hükümetlere sahip olan ülkelerin işgal edilmesini bile kınamışlardı. Troçki ve bütün sol, Etiyopya’nın başında İmparator Haile Selasiye’nin bulunmasına rağmen, 1935’te İtalya’nın Etiyopya’yı işgal etmesini kınamışlardı. İmparator feodal karaktere sahipti, fakat hiç kimsenin İtalyan faşizminin işlediği suçu kınama konusunda şüphesi yoktu. Ama bizim dönemimizde, bütün sol, bu işgal ve saldırıları kutluyor.

Dikkat edin, tam 188 gün süren bir bombardımandan söz ediyorum, bir hükümet nasıl bu kadar uzun süre ayakta kalabilir? Çünkü sadece kanıtlar Kaddafi’nin lehindeydi.

Bir şey daha söyleyeyim, kalleş ABD ve Avrupa ülkeleri, Libya’nın herhangi bir hava savunma gücünün olmadığını biliyorlardı. Libya’nın deniz kuvvetlerine karşı herhangi bir savunması olmadığını da biliyorlardı. Bu yüzden, misilleme tehlikesi olmadan bomba yağdırmak için azgelişmiş bir ülkenin zayıflığından yararlandılar.

Avrupa solu –Marksistler, sosyalistler, komünistler, Troçkistler– ise, herhangi bir protesto düzenlemedi. “Sol” diye adlandırdığımız kesimlerin içinde bulunduğu durumu da derin derin düşünmek zorundayız.
 
Yazarın Diğer Yazıları
 AĞIT - Başak Ergil
 Niçin Demokratik Devrim Değil? - M. Güneş
 AB’nin Tarımı Çökertme Süreci Başladı - Dilek Onur
 Kaça Kadar? - Başak Ergil
 Ahilikten Meslek Yüksek Okullarına Türkiye’de Mesleki Eğitimin Gelişimi - Pelin Gül
 Bunalım Artarken İşçi Sınıfının Bugünkü Durumu - Ali Akgül
 BİR ÇİFT EL - Başak Ergil
 Venezüella Referandumunun Anlattıkları... - Alan Woods
 düşürdüler cam gibi dağıldık - Muzaffer FIRAT
 Üfle ki direngenliğini - Başak Ergil
 Özgürlük Bunun Neresinde? - Sakine Koca
 ATEŞLE BARUT - Başak Ergil
 Sendikalar ve Sol - Süleyman Üstün
 Çağrı Merkezleri ve Emekçi MT'ler
 Bilinç ve Merhamet - Cemile Vuslat

 
İrtibat: 0212 - 245 28 11
E-posta: posta@urundergisi.com | RSS